Ana Sayfa / KASTAMONU / Kastamonu Bilgi-Belge / Kastamonu -Tosya Arasında Beylikler Döneminden Bir Han: Sarının Hanı ve Batı Karadeniz Ticaret Yolu Üzerine Bazı Tesbitler

Kastamonu -Tosya Arasında Beylikler Döneminden Bir Han: Sarının Hanı ve Batı Karadeniz Ticaret Yolu Üzerine Bazı Tesbitler

Makale yazarı: Leyla YILMAZ

Anadolu-Türk Mimarlık Tarihi araştırmalarında önemle üzerinde durulan bir konu da, ticaret yolları ve bu yollar üzerinde yer alan hanlardır. Batı Karadeniz ticaret yolları ve bu yollar üzerindeki hanlar, bugüne kadar çeşitli seyyah ve araştırmacının ilgi alanına girmiştir. Nitekim söz konusu bölge, başta Leonard1 olmak üzere Gökoğlu2, Chanykoff3, Hirschfeld4, Kannenberg5, Flotwell6, Diest-Anton7 ve Boehringer8 gibi seyyah ve araştırmacılar tarafından ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bölgenin Roma dönemindeki yolları için French9, Ankara-Çankırı güzergahı için de Macpherson10 bilgi verirler.

Sarının Hanı
Bu bağlamda, Kastamonu-Tosya arasında ve Bürnük Köyü sınırları dahilindeki bir han kalıntısı hayli ilgi çekicidir. “Sarının Hanı” olarak bilinen ve bugüne kadar etraflı bir incelemeye konu edilmemiş olan bina, planı kadar, vaktiyle Kastamonu-Sinop ve Ankara’yı birbirine bağlayan eski bir yol güzergâhının varlığını ortaya koyması bakımından da önemlidir (Foto. 1 – 2).

Tosya’yı Kastamonu’ya bağlayan karayolunun yaklaşık 30.km’sinde ve Karadere suyu kenarında inşa edilmiş olan han, doğu-batı doğrultusunda uzanan 21 .25 x 13.30 m. boyutlarında dikdörtgen planlı bir kalıntı halinde günümüze ulaşmıştır. (Foto. 3 – 4). Örtüsü ve batıdaki giriş bölümü tamamen yıkık vaziyettedir. Moloz

1 R. Leonard, Paphlagonia, Bedin, 1915.
2 A. Gökoğlu, Paphlagonie-paflagonya-Gayri Menkul Eski Eserleri ve Arkeolojisi, Kastamonu, 1952.
3 Chanykoff, Reise im Nördlichen Kleinasien im]ahre, 1846.
4 G. Hirschfeld,Paphlagonische Felsengraber: Aushandlungen der K.preuB Akad, d.W. Bedin,1885.
5 K. Kannenberg, “Die Paphlagonishen Felsengraber”, Globus, LXVII, 1895.
6 Flotwell, “Stromgebiet des Qyzyl-Yrmaq (Halys)”, Petermann’s Mitteilungen, Erg.Heft No: 114, Gotha, 1895.
7 Diest, W.V-Anton, M., “Neue Forschungen im nordwestlichen Kleinasien”, Erganzungsheft. Nr. 116, Petermann’s Mitteilungen, Gotha, 1895.
8 J. Boehringer, AııfKarawanen StraBen, Anatoliens, München, 1958.
9 D.H. French, “A Study of Roman Roads in Anatolia”, Anatolian Studies, 24 (1974), s. 143-149.
10 I.W. Macpherson, “Roman Roads an Milestones ofGalatia”, Anatolien Stııdies, 4 (1954), s. 111

taşlarla inşa edilmiş olan binada, batı cephesinin iç yüzünde bir, kuzey ve güney cephelerinde ise karşılıklı olarak yerleştirilmiş birer ocak nişi bulunmaktadır; batı cephesinin yıkılmış olan güney kanadında da bir ocak nişinin daha bulunduğu iddia edilebilir. (Foto. 5 – 6). Her ne kadar ocak nişlerine bakılarak, vaktiyle burada, hanın doğu kanadından bir duvarla yalıtılmış vestibül niteliğinde bir ön-bölüm bulunduğu akla geliyorsa da, şimdiki halde bunu kanıtlamanın imkanı kalmamıştır. (Foto. 7 – 8).

1943 depreminde yıkıldığı söylenen 11 hanın kuzey ve güney duvarlarında karşılıklı üçdestek kemerinin kalıntısının varlığına bakılarak, vaktiyle sivri beşik tonozla örtülü olduğu anlaşılmaktadır (Şekil. 1 – 2). Rölövesi ilk kez tarafımızdan çıkartılan yapının, benzerlerine dayanılarak, dıştan kırma çatıyla örtülü olduğu düşünülmüş ve bilgisayar ortamında aksonometrik görünüşleriyle restitüsyonu da yapılmıştır12 (Şekil. 3 – 4).

Hanın, bu çevreyle ilgili önemli bir çalışmayı gerçekleştiren A. Gökoğlu tarafından H.922/M.1516 yılında inşa edildiği iddia edilmişse de13, bu konuda hiçbir kanıt gösterilmediği bir başka çalışma kapsamında R. H. Ünal’ın da dikkatini çekmiştir. 14. Bugün söz konusu tarihi doğrulayan bir kitabe mevcut değildir.

Bilindiği üzere, ister Sarının Hanı’ndaki gibi tek bir tonozlu birim, isterse bir ön bölüm ve gerisinde uzanan tek salımlı ahırdan ibaret olsun, çoğu kitabesiz olan bu tür han örneklerinin, 13. yüzyıl sonlarından önceye ait olamayacakları düşünülmüş ve 13. yüzyıl sonları ile 16. yüzyılın başlarına uzanan geniş bir zaman dilimi içine tarihlendirilmişlerdir.15

Nitekim, Malatya-Pötürge arasındaki Sevserek II, Görk ve Tepe Hanları, Malatya-Divriği arasındaki Kızılca Han16, Niğde-San Han 17, 1415-1418 tarihli Bilecik- Gölpazarı Mihal Bey Hanı, Kastamonu-Deve Hanı,18 Sinop-Gerze kavşağında mahallince Taş Han olarak da bilinen Yaykıl Han 19, yine Sinop yakınlarındaki Taypaklı ve Sazlı Hanları 20, Milas-Peçin’de Seymanlık Hanı21 gibi örneklerin bu

11 A. Gökoğlu, a.g.e,. s. 355.
12 Çizimleri hazırlayan Abdurrahman Oya’ya, bilgisayar ortamındaki çizimleri hazırlayan A.Kiraz Berktin ve Meltem Dertligil’e teşekkür ederim.
13 A. Gökoğlu, a.g.e., s. 355.
14 R.H. Ünal, “Osmanlı Öncesi Dönemden Yayınlanmamış Üç Menzil Hanı”, Arkeoloji-Sanat Tarihi Dergisi V, İzmir, 1990. s.191.
15 R.H. Ünal,”Osmanlı Öncesi Devirden Yayınlanmamış Birkaç Han Üzerine Bir İnceleme”, Ata­türk Üniversites(Edebiyat Fakiiltesi Araştırma Dergisi Prof.A.L.Gabriel Özel Sayısı, 1978, s.470 ; R.H.  Unal, “Osmanlı üncesi Dönemden Yayınlanmamış Uç Menzil Hanı” ……… s.185-186.
16 İ. Aytaç,”Selçuklu Döneminde Malatya-Kahta Kervanyolu ve Kervansarayları”, I. Uluslararası Selçuklu Kiiltür ve Medeniyeti Kongresi, Bildiriler I, Konya, 2001, s.54, s.520 pl.2-pl. 3.
17 A. Baş, Beylikler Dönemi Hanları, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi, Konya, 1989, s. 38.
18 A. Gökoğlu, a.g.e., s.350.
19 D.H. French, “Sinop : The so called Ceneviz Yolu”, Anatolia and the Ancient Near East, Ankara, 1989, s. 143-144; R.H. Ünal, “Osmanlı Öncesi Dönemden Yayınlanmamış Üç Menzil Hanı” ……… s.189.
20 D.H. French, “Sinop : The so-called Ceneviz Yolu” ……. s.142’de bina yine benzer örnekler dikkate alınmadan 16-17. yüzyıla tarihlendirilmiştir.
21 F.Ü. Aralongun, Peçin Mimari Eserleri, Ankara Üniversitesi D.T.C.F. Sanat Tarihi Bölümü, Basılmamış Lisans Tezi, Ankara, 1969, s. 27.

tarih kesitine tarihlendirildikleri bilinir. Bu konudaki tek istisna, Çorum – Hacı Hamza’daki 1506-7 tarihli Sinan Paşa Hanı’dır.22

Bu durumda ele aldığımız Sarının Hanı’nın da, plan ve malzeme özelliklerine dayanılarak, 14 – 15. yüzyıla tarihlendirilmesi pek de yanlış olmayacaktır.

Sarının Hanı, Kastamonu-Tosya arasındaki 14 – 15. yüzyıla tarihlendirilen bir başka Beylikler dönemi eseri olan Atabey Hanı23 ile birlikte düşünüldüğünde, hiç değilse bu dönemde, Çankırı ile Kastamonu arasındaki eski yol güzergahının Tosya üzerinden sağlandığını göstermektedir. Bugün bile, özellikle kış aylarında Ilgaz üzerinden gerçekleştirilen seyahatlerin ne denli zorluklarla yapıldığı düşünülecek olursa, bunu doğal karşılamak gerekir. Bu durumda, Tosya üzerinden Kastamonu’ya ulaşan yolun, Kastamonu’dan sonra kuzey-doğuya doğru yönelerek, Gökçeağaç Hanı’ndan sonra Boyabat’a ulaşıp, buradan kuzey istikametinde ilerleyerek Sazlı Han, Taypaklı Hanı ve Taş (Yaykıl) Han vasıtasıyla Sinop’a vardığı söylenebilir.

Söz konusu hanların güzergahına bakılarak, Çankırı (ve belki de daha güneyde Ankara) ile Tosya-Kastamonu ve Sinop arasındaki yolun, 14-15. yüzyıllarda bölgede yoğun bir ticaretin var olduğu sonucuna varılabilir.24

Nitekim, bölgeyle ilgili bir çalışmada, “Ceneviz Yolu” adıyla, Sinop’tan başlayarak Taş Han, Taypaklı Han ve Sazlı Han üzerinden, Boyabat’a gelen ve devamla Durağan, Hacı Hamza, Sinan Paşa Hanı, Misler Ovacığı, Türk-Hacılar Hanı ve Alaca’yı geçerek Çatalkaya ve Yozgat’a ulaşan bir yolun varlığı da kanıtlanmıştır.25

Hacı Hamza’daki Sinan Paşa Hanı ile Durağan’da Selçuklu veziri Pervane tarafından yaptırılan Selçuklu dönemi hanının yer aldığı güzergahın, Çankırı-Sinop ve Amasya arasındaki bir yolla bağlantısı olması lazımdır ki, bu yolun daha çok Osmanlı döneminde kullanıldığını biliyoruz.

Nitekim, Hacı Hamza’daki 1506-7 tarihli Sinan Paşa Hanı, plan ve malzemesiyle, bölgedeki diğer hanlardan bir hayli farklı bir yapıdır. Söz konusu yapı, bir yandan, muhtemeldir ki, Tosya-Sinop güzergahı arasında işlev gördüğü gibi, esasen İzmit’ten başlayıp Bolu-Gerede-Çerkeş-Ilgaz-Tosya ve Osmancık üzerinden Amasya’ya ulaşan Kuzey Yolu üzerinde de önemli bir menzildi. Ayrıca ikinci bir yoldan söz edilir ki, bu yol Gerede-Orta-Şabanözü-Çankırı-Kalecik ve Çorum’dan doğuya doğru devam eder26.

22 M. Sözen, “Hacı Hamza’daki Türk Eserleri”, Anadolu Sanatı Araştırmaları 2, İstanbul, 1970, s.131.
23 A. Baş, a.g.e., s.31.
24 L. Yılmaz, Batı Karadeniz Ticaret Yolları ve Bu Yollar Üzerindeki Hanlar, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Arkeoloji ve Sanat Tarihi (Sanat Tarihi) Anabilim Dalı Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 1990, s.41-43.
25 D.H. French, “Sinop: The so-called Ceneviz Yolu” ….. s.143-145.
26 T. Başer, Dünkü ve Bugünkü Çankırı, Ankara, 1956, s. 20.

Nitekim, IV. Murat’ın Revan Seferinden dönüşte bu yolu takip ederek Hacı Hamza’dan geçtiği bilinmektedir27. Aynı yol, sonradan seyyah Leake tarafından da kullanılmıştır28.

Söz konusu çevredeki yolların Orta Anadolu’ya bağlanan bölümünde, daha önce, Çankırı ve Balıkhisar üzerinden Ankara’ya ulaşan bir Roma Yolu’nun varlığı kanıtlanmış ve bunun Ortaçağ’da kervan yolu olarak kullanılmış olduğu iddia edilmişse de, arazi çalışmalarımız sırasında, tarihi bu dönemlere kadar geri giden herhangi bir yapı ya da kalıntıya tesadüf edilmemiştir. Bu konuda elimizdeki tek bilgi, anılan yolun Ankara ile Balıkhisar arasındaki bir bölümünün, 16. yüzyılda Dernschwam ve Busbecq tarafından kullanıldığıdır. Bilindiği üzere, adı geçen seyyahlar, buradan doğuya dönerek Sarıkurt – Germece – Alagöz ve Çorum üzerinden Amasya’ya ulaşmışlardı29.

Çeşitli seyyahlar ve başta Kiepert’in 30 olmak üzere çeşitli haritalarda yerleri lokalize edilen, Ankara-Çankırı arasındaki Solfasol Hanı, Karacaören (Abacılar Hanı), Sarıcalar (Han Yeri), Balıkhisar (Taş Avlu), Kalecik-Selçuk Han, yine yol üzerindeki bir anonim han, İnandık Köyü’ndeki han ve Çankırı yakınındaki Eski Han gibi yapıların ne yazık ki bugün, artık mevcut olmadıklarını tespit ettik.

Aynı tespit, Çankırı-Kastamonu arasındaki yol için de yapılabilir. Nitekim, Çankırı-Ilgaz arasındaki tali yol üzerinde yer alan ve “Topal Ali’nin Hanı” diye bilinen kalıntı, bir derbent yapısı olarak muhtemelen 19. yüzyılda yapılmış olmalıdır.

Diğer taraftan, yine arazi çalışmaları sırasında, Kastamonu ile İnebolu arasındaki yolun da, daha çok geç dönemlerde kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu güzergah üzerindeki Seydiler ve Halkacılar Hanları ile İnebolu-Sinop arasında yine geç döneme ait olduğu anlaşılan Çatalzeytin’deki hanın, muhtemelen Küre madenlerinin işletilmesiyle yakından ilişkisi olduğu düşünülebilir.

Bu durumda, Batı Karadeniz bağlamında, bugünkü bilgilerimizle, Orta Anadolu ile Sinop arasında Selçuklu döneminde örgütlü bir ticari faaliyetin olduğuna işaret eden bir yolun varlığından söz etmek mümkün görünmemektedir.

Mevcut yapılara dayanarak, Ankara-Çankırı-Kastamonu ve Sinop arasındaki ticaret ağının, 14. yüzyıldan başlayarak ticari anlamda gittikçe yoğunlaşan bir hinterlanda bağlı olarak Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde genişlediği görülüyor. Bölgede sürdürülecek yeni araştırmaların ve elde edilecek verilerin, anılan ticaretin boyutlarının anlaşılmasında yeni bilgiler kazandıracağı umut edilebilir.

27 N. Akyurt, “V. Murat’ın Revan Seferi Menzilnamesi”, İstanbul Üniversitesi Tarih Dergisi, Tekindağ Hatıra Sayısı, S. 34, s.
28 W.M. Leake,Journal ofTour in Asia Minor, London, 1824, s.8.
29 H. Dernschwam, İstanbul ve Anodolu’ya Seyahat Günlüğü, (Çev: Y. Önen), Ankara, 1987, s.
261-267; Busbecq, Türk Mektupları, (Çev: H.C. Yalçın), İstanbul, s. 73-78.
30 H. Kiepert, Karte Van Klein Asien, 1902-1906, 24 Pafta in platt Bearbeitet, Berlin.

Görseller








Makalenin kaynak adresi: http://www.academia.edu/31358577/Kastamonu-Tosya_Aras%C4%B1nda_Beylikler_D%C3%B6neminden_Bir_Han_Sar%C4%B1n%C4%B1n_Han%C4%B1_Ve_Bat%C4%B1_Karadeniz_Ticaret_Yolu_%C3%9Czerine_Baz%C4%B1_Tesbitler

İlginizi Çekebilir

Kastamonu Mevlevî Dergâhı Hakkında Bazı Bilgiler

Prof. Dr. Mehmet Serhat YILMAZ Bu yazımız 1894-1985 yılları arasında yaşamış olan Kastamonulu Hattat Emrullah …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Kastamonu Bilgi-Belge
Kastamonu Yöresi Âşık Musikîleri Tür ve Biçimleri

Tamamını indirip okumak için alttaki başlığı tıklayınız Kastamonu Yöresi Âşık Musikileri Tür ve Biçimleri Yazan: …

Kapat