Ana Sayfa / KASTAMONU / Kastamonu Bilgi-Belge / Kastamonu’da Bir Gazete: Zafer (1911-1919)

Kastamonu’da Bir Gazete: Zafer (1911-1919)

Prof. Dr. M. Serhat YILMAZ
Zafer Gazetesi (1911-1919)

Bu yazı Kastamonu’da yayınlanan Zafer gazetesinin 23. ve 24. Sayılarının bulunmuş olması sebebiyle kaleme alındı. Zafer gazetesi, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yayın organı olan Köroğlu gazetesinin bir müddet yayınını durdurması üzerine İttihat ve Terakki Cemiyeti’nden ayrılmış olan Sofuzâde Mehmet Tevfik (Safoğlu)’nun sahipliğinde yayına başlamıştır. Hoca Tevfik unvanıyla tanınan Tevfik (Safoğlu), 1870 yılında Kastamonu’da doğmuştur. Rüşdiye tahsili sonrasında Ahmet Mahir Efendiden dersler alarak 1897 yılında icazet almıştır. 1906 yılında Sanayi Mektebi Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Zafer gazetesini çıkardığı dönemlerde İttihat ve Terakki Fırkası karşıtı olarak bilinmekteydi. 1960 yılında vefat eden Tevfik Safoğlu’nun Hulviyat adlı kitabı ile çok sayıda aruz vezniyle yazılmış şiirleri bulunmaktadır. (Aziz Demircioğlu, Kastamonu Basınında Kim Kimdir, s.62-63).

Gazetenin sorumlu müdür, Hersekli Mehmet İzzet’tir. Gazete, 27 Aralık 1911 (14 Kanun-ı evvel 1327) tarihinde yayına başlamıştır. Kastamonu’da Kurukalabalık lakabıyla tanınan İzzet Bey Hersek muhaciridir. Dava vekilliği görevi yaparken Tevfik Safoğlu’nun çıkardığı Zafer’de sorumlu müdür olarak çalışmaya başlamış ve 1919 yılına kadar bu görevi yürütmüştür. Hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. (Aziz Demircioğlu, Kastamonu Basınında Kim Kimdir, s.26).

Zafer gazetesinin nasıl çıktığını M. Ziyaeddin Demircioğlu şu şekilde açıklamaktadır: “1327 Teşrin aylarında Köroğlu gazetesi tahrir heyeti arasında ihtilaf çıkmış ve iki ay kadar gazete intişar edememişti. O zamanlarda İstanbul postası şimdiki gibi her gün değil ancak haftada iki defa gelir, bazen de şiddetli deniz olduğu ve İnebolu’ya vapurun uğramadığı zamanlar bir gazeteyi on beş gün sonra alır okurduk. Aynı zamanda şimdiki gibi gazete bayii de yoktu. İstanbul’da müteaddit namlarda birçok gazete çıkıyor, azami bir ay kadar intişar ettikten sonra ya tutunamadığından yahut da hükümet tarafından zihinleri bozucu neşriyatından dolayı tadile uğruyordu. Halk senelerden beri matbuat hürriyetine susamış, günün bütün hadise ve olaylarını bilmek ve öğrenmek istiyordu.

Bilhassa İtalya’nın harp ilanı Mebusan Meclisindeki gürültü ve patırtıların çoğalması, halkın hadiseler üzerinde merak ve endişesini artırmıştı. Köroğlu gazetesinin tadile uğraması dolayısıyla memlekette bir gazete çıkarmak isteyenler vardı. Bazılarının yaşları, bazılarının da serveti gazete çıkarmaya mani oluyordu. O zamanda ticaretle meşgul olan Sofuzade Tevfik Efendinin de (Merhum Hoca Tevfik) bir gazete çıkarmak arzusu vardı. Bu işi kuvveden fiile götürmekte mütereddit idi. Kendisi İttihat ve Terakki’den ayrıldığı için çıkaracağı gazetenin de muhalif telakki olunacağından korkuyordu. İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin son idare heyetinin değişmesi dolayısıyla mevkilerini kaybeden veya büsbütün alakasını kesen bazı zevat Tevfik Efendinin gazete çıkarmak fikrini tasvip ve Köroğlu’nun da neşriyatını tadil etmesi dolayısıyla çok münasip olduğunu ve gazetenin aynı zamanda kâr dahi temin edeceğini ileri sürmek suretiyle bu yoldaki fikir ve kanaatini tasvip ve teyit ediyorlardı. Nihayet 1327 birinci kanunda Hersekli Avukat İzzet Efendi’nin mesul müdürlüğünde Zafer gazetesi intişar etti. Tam bu sırada her yerde olduğu gibi, burada da Dursunzade Mehmet Hilmi Efendi ve Hersekli Avukat İzzet tarafından Hürriyet ve İtilaf Fırkası teşkil olundu. Sonradan Hersekli İzzet’in muhalif tavırları yüzünden vilayet dışına çıkarılması durumu ortaya çıkmıştır. Hürriyet ve İtilaf Fırkası Kastamonu Şubesi kurucularından olan Kastamonu Dava Vekili Muhacir Hersekli İzzet yıkıcı faaliyetlerinden dolayı hakkında yapılacak tahkikata göre askerî bir kararla vilayet haricine gönderilmesi hakkında (19 Cemaziyü’l-evvel 1334), BOA. DH.EUM. KLU. Nr.11/19).

Artık Kastamonu, fırka mücadelesine sahne olmuştur. M. Ziyaeddin, her ne kadar Hoca Tevfik’in çıkaracağı gazeteden dolayı “muhalif telakki olunacağından korkuyordu” diyorsa da Hürriyet ve İtilâf Fırkası’nın kurulması, kurucularının gazetede yayınlanması ve Hürriyet ve İtilâf Fırkası’nın Kastamonu’da teşkilatlanması ile ilgili haberlerin Zafer’de yayınlanması zaten muhalefet hareketini organize etmek için kurulduğunu, bir siyasi partinin yayın organı olarak tasarlandığını ortaya koymaktadır. (M. Ziyaeddin Demircioğlu, Kastamonu’da Meşrutiyet Nasıl İlan Olundu, Doğrusöz Matbaası, Kastamonu, 1968, s.83-85).

Haftada bir Çarşamba günleri yayınlanan Zafer gazetesinin başlığının üzerinde “Men sabere” yazılı olup gazete, 28×41 ebadında dört sayfa ve dört sütundan ibarettir. Gazetenin nüshası 10 para yıllık abonesi 20 kuruş, altı aylık abonesi ise 10 kuruştur.

İmzasız mektupları yayınlamamayı kendisine ilke edinen Zafer yönetimi “mesleğine muvafık asarı maa-l-memnûniye derc” edileceğini bildirmektedir. İlk sayısında tarafsız neşriyat yapacağını bildiren Zafer’in ikinci sayısında M. Tevfik; “Şimdiye kadar tulû ve gurûb ceraid ve risalata verilen abone bedellerinden bir kısm-ı mühimmi zayi olmuş olabiliyor. Zafer, intişarında bir maniye tesadüf ederse müddet-i intişarı hesaptan tenzil ile bakiye bedellerinin iâde edileceğine senet olmak üzere ilâna lüzum gördük.” diyerek abonelere garanti verme gereğini hissetmiştir. (Zafer, Yıl:1, Nu:2, 21 Aralık 1327).

Zafer’in daha sonra İttihat ve Terakki’yi tenkide başlaması Köroğlu gazetesi ile arasında ağır tartışmalara sebep olmuştur. Zafer gazetesinde, bir taraftan “Öncelikle gazetemiz Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın taraftarı, propagandacısı değildir. Her şey sözlerden ibaret…” (Zafer, Yıl:1, Nu:3, 28 Aralık 1327, s.1) denilirken diğer taraftan Köroğlu, dolayısıyla İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne eleştiriler yayınlanmaktadır. Görülen o ki İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin de eleştiriye hiç tahammülü yoktur. Zafer’in altıncı sayısında dört günlük bir gecikme olmuş, bunun sebebi Zafer gazetesinde matbaadaki işlerin çokluğu denilmişse de Vilayet Matbaasında basılmasına karşı engellemelerin başladığı anlaşılmaktadır. Çünkü Zafer’in yedinci sayısından itibaren Vilayet Matbaasında basılmasına izin verilmemiştir. Hürriyet ve İtilaf Fırkası taraftarı Zafer gazetesinin Kastamonu Vilayet Matbaasında basılıp basılamayacağına ilişkin Kastamonu Valiliğine verilen cevapta hükümete, dolayısıyla İttihat ve Terakki Fırkası’na muhalif bir gazetenin resmî bir matbaada basılamayacağının bildirilmesi hakkında bakınız: (16 Muharrem 1330-6 Ocak 1912, BOA. MF.MKT. Nr.79/12).

Bu sebeple Samsun’da Şems Matbaasında basılan yedinci sayısında okuyuculara “Mesleğimizi hoş görmediler. Vilayet Matbaasında bastırma mecburiyeti olduğu için bize açılan kapılar kapandı. İçişlerinin emriyle tenkit hakkı kaldırıldı ve son olarak yayınımıza ara vermek kararı aldık…” şeklinde seslenilmektedir. (Zafer, Yıl:2, Nu:7, 15 Şubat 1327, s.1-2).

Bu çekişme içerisinde, Kastamonu Valisi Emin Bey, Kastamonu İttihat ve Terakki Cemiyeti teşkilatında bazı değişiklikler yaparak Zafer gazetesi başyazarı olan Sofuzade Tevfik’i makamına çağırıp nasihat etmiştir. (Daha önce İstanbul Valisi olan Emin Bey, 8 Şubat 1912 tarihinde Kastamonu Valiliği görevine başlamış ve 19 Eylül 1912 tarihine kadar görev yapmıştır. Emin Bey Adana Valiliği görevine atanınca 20 Eylül 1912 tarihinde Kastamonu’dan ayrılmıştır).

Z. Demircioğlu kitabında bu konuyu şu şekilde anlatmaktadır. “…Bu sırada Tevfik Efendi’yi de Vilayet makamına çağırdı. Zafer’in neşriyatının vatan ve millet menfaatlerine uygun olmadığını, gazetecilikten vazgeçmek suretiyle kendisini bir memuriyete tayin edeceğini ve memuriyeti kabul etmediği takdirde memleketin siyasi havasını bozacak neşriyatta bulunmamasını ve aksi takdirde Vilayet Matbaasında Zafer’i bastırmayacağını ve bu işleri düşünüp bir kaç gün zarfında kendisine bildirmesini söylemişti. Tevfik Efendi Valinin bu makul ve mantıklı sözü üzerinde günlerce durmuş ve düşünmüştü. Tevfik Efendinin Vali ile bu görüşme ve konuşması kulaktan kulağa fısıldama ve söyleme suretiyle duyulmuş ve şayi olmuştu. Tevfik Efendi son kararını vermiş, memuriyeti kabul etmeyerek gazetecilikte devam edeceğini Valiye söylemişti. Vali, bu vaziyet üzerine Zafer gazetesinin Vilayet Matbaasında basılmaması için matbaa müdürüne emir vermiştir. Bunu bir izzeti nefis meselesi telakki eden Tevfik Efendi ve rüfekası Zafer’i Samsun’da, Şems Matbaasında bastırmaya karar vermişler ve aynı zamanda bir matbaa tesisine teşebbüs etmişlerdir…” ( M. Ziyaeddin Demircioğlu, A.g.e, s.88-89).

Artık Zafer gazetesi Samsun’da Şems Matbaasında basılmaktadır. Köroğlu gazetesinde, bu dönemde alaycı bir başlıkla “Zafer karilerine müjde” denilerek Zafer’in kapandığının belirtilmesi üzerine, Zafer’de hemen buna cevap verilmiştir.

“Zafer kapatılmadı, Vilayet Matbaasında bastırmamaya mecbur edildik. Kapandı kelimesiyle işe başlayan Köroğlu geniş bir nefes alarak meydanı boş buldu ve hükmünü icra etti Her taraf yılan yuvası oldu, zehir saçmaya başladı. Köroğlu da bir jurnal meselesi var. Burada Zafer muharririne bir iftira ediliyor. Hiç şüphe etmeyiniz ki bu yalanı söyleyen dil, yazan el titremiştir…” (Zafer, Yıl:1, Nu:8, 18 Şubat 1328, s.2).

İttihat ve Terakki Fırkası ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası arasındaki çekişme Kastamonu basınında Köroğlu ve Zafer gazeteleri aracılığıyla sürdürülmüştür. Bu sürece bakılacak olursa, 21 Kasım 1911 (8 Teşrin-i sani 1327) tarihinde kurulan Hürriyet ve İtilaf Fırkası memleketin dört bir tarafına gönderdiği murahhaslar vasıtasıyla hızla şubeler açmaya başlamıştı. 10 Aralık 1911 tarihine kadar sadece İstanbul`da on altı şube açmayı başarmıştı. Bu şekilde İttihat ve Terakki`nin taşra şubeleri daha aktif olmak durumunda kalıyorlardı. İstanbul`da her iki partinin gazeteleri birbirinden istifa eden kişilerin isimlerini yayınlıyorlardı. Hürriyet ve İtilaf Fırkası 6 Şubat 1912 tarihi itibariyle İstanbul`da 43, taşrada 54 şube açmıştı ve asıl gayesi seçimlere mümkün olduğu kadar geniş bir bölgede, yüksek bir nispetle katılabilmekti. (Tarık Z. Tunaya, Türkiye`de Siyasî Partiler 1859-1952, İstanbul, 1959, s.315-357).

Kastamonu`da İttihat ve Terakki`nin yayın organı olan Köroğlu gazetesi bu sırada iki ay kadar yayına ara vermiş olduğundan bu boşlukta İttihat ve Terakki`den daha önce ayrılmış olan Sofuzâde Mehmet Tevfik`in sahipliğinde Hersekli Avukat İzzet`in sorumlu müdürlüğünde olmak üzere Zafer gazetesi yayınına başladı ve her yerde olduğu gibi, Kastamonu`da da Dursunzâde Mehmet Hilmi Efendi tarafından Hürriyet ve İtilaf Fırkası teşkilatı kuruldu. 1912 yılında Kastamonu merkezi dışında ayrıca Devrekani, Daday, Tosya, Çankırı, Koçhisar, Şabanözü ve Boyabat`ta Hürriyet ve İtilaf Fırkası şubeleri açılmıştır. (Tunaya, A.g.e., s.344).

Artık Kastamonu da parti mücadelesine sahne olmuştu. İttihat ve Terakki`nin adına Köroğlu, daha ikinci sayısında Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın yayın organı olduğunu ileri sürdüğü Zafer gazetesine tavrını koydu ve Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın İttihat ve Terakki`yi suçlamalarına köşesinden beyanatlar vererek Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nı amansızca eleştirmeye başladı. Köroğlu, Zafer gazetesi yayına başlayana kadar bir müddetten beri (145. sayıya kadar) “Türk Gazetesidir” diye çıkmaktaydı. Yönetimi tamamen ele almayı düşünen bu sebeple de Osmanlılık ideolojisini resmiyette “İttihad-ı Anâsır” sloganı ile ön plana çıkaran İttihat ve Terakki`nin siyasi tavrına paralel olarak Köroğlu gazetesi (hiçbir açıklama yapmamış olmasına rağmen) Kastamonu`da Hürriyet ve İtilaf Fırkası ve İttihat ve Terakki`nin arasındaki (Köroğlu-Zafer) gerilimini dikkate alarak “İttihad-ı Anâsır” fikrinden hareketle tekrar başlığının altına “Osmanlı Gazetesidir” ibaresini koymak zorunda hissetmiş olmalıdır.

Yukarıda belirtildiği gibi bu dönemde siyasi hava o dereceye gelmişti ki Kastamonu`da herkes siyaset konuşur olmuş, camiler, medreseler, kulüpler, kahve köşeleri birer siyaset kaynağı haline gelmişti. (Z. Demircioğlu, A.g.e, s.85-86). İttihat ve Terakki devamlı hale getirdiği konferansları artık Hürriyet ve İtilaf Fırkası üzerinde yoğunlaştırmaktaydı. Kastamonu`daki İttihat ve Terakki Fırkasına ait üç kulüple de konferanslar verilmekteydi. Bunlardan birisinde Hazreti. Pir Dergâhı Şerifi Post-nişîni olan Şeyh Ata Efendi “İttihat ve İttifakın” önemini belirtirken “İhtilaf ve İftirakın” şeren memnû olduğunu söylüyordu. (Köroğlu; Nu:148, (18 Kanun-ı sani 1327), s.2). Bütün memleket genelinde olduğu gibi Kastamonu`da da fırkaların teşkilatını kuran ve yönetenlerin şahıslarına yönelik ithamlar olmaktaydı. Hatta Hürriyet ve İtilaf Fırkası`nın Tosya`da şube açması sebebiyle şube başkanı hakkında ithamlar Köroğlu-Zafer arasında çekişmeye dönüştü ve yazı heyetleri arasında da şuradan buradan geldiği iddia edilen yazıların Zafer idare hanesinde yazıldığı gibi karalamalar yapılmaktaydı. (Köroğlu, Nu:149, (24 Teşrin-i sani 1327), s.3).

Bu sırada İttihat ve Terakki`nin son teşkilatının murahhas-ı mesullüğüne Uğurluzâde Münir Bey ve Misliağazâde Mustafa Beyler getirilmiştir. Kastamonu Valisi olan Galip Paşa`nın karşılıklı iki çekişmede tarafsız ve kayıtsız kalması İttihat ve Terakki ile Köroğlu`nda Vali`nin Hürriyet ve İtilaf Fırkası`na sempati duyduğu şeklinde yorumlanmıştır. Vali Galip Paşa`ya karşı İttihatçılar tarafından hoşnutsuzluk baş göstermiş ise de bu sırada Dahiliye Nazırı`nın istifa etmesi üzerine İttihat ve Terakki Fırkası genel kâtibi olan Hacı Adil Bey Dahiliye Nazırı olmuş ve İstanbul Valisi bulunan Emin Bey, Kastamonu`ya tayin olmuştur. Emin Bey, 6 Ocak 1913 (24 Kanun-ı sani 1327)`de görevine başlamak üzere İnebolu`ya gelmiş, 15 Şubat 1913 (2 Şubat 1327) tarihinde vazifeye başlamıştır. ( Köroğlu, Nu:150, (2 Şubat 1327), s.2). Emin Bey ilk iş olarak İttihat ve Terakki Fırkası Kastamonu yönetimini değiştirmiş, Köroğlu yazı heyetinde de değişiklikler yapmıştır. Zafer gazetesinden Tevfik Efendi`yi ise makamına çağırarak Zafer`in yayın ilkelerine sadık kalmadığını ve Vilayet matbaasında basılmasına bu şartlarda izin vermeyeceğini belirtmiş ve memuriyet teklifinde bulunmuş, Tevfik Efendi`nin memuriyete dönmek istememesi üzerine Zafer, Kastamonu matbaasında bastırılmamış, 6. sayısından itibaren Samsun`da Şems matbaasında basılması kararlaştırılmıştır. (Z. Demircioğlu, A.g.e. s.87-89).

Köroğlu gazetesi yayına başladığı günden itibaren Perşembe günleri çıkmasına rağmen Zafer`in Çarşamba günleri çıkması üzerine ondan bir gün önce çıkma gayreti ile Salı günleri çıkarılmaya başlamıştır. Kastamonu`da ilk altı sayısı çıkan Zafer`in yayına ara vermesi üzerine Köroğlu, tekrar Perşembe günleri yayınlanmaya başlamıştır.

Hürriyet ve İtilaf Fırkası ve İttihat ve Terakki Fırkası çekişmesinin sonucu olarak Köroğlu-Zafer rekabeti o dereceye kadar gelmiştir ki Tosya muhabirinin bir yazısında “İttihat ve Terakki menfaate hizmet Hürriyet ve İtilaf memlekete hıyanet…” şeklinde vatan hainliği ile suçlamalar da olmuştur. (Köroğlu, Nu:150, 2 Şubat 1327, s.2-3). Zafer`in iki hafta kadar çıkmaması üzerine valinin bu tavrını olumlu değerlendiren Köroğlu yönetimi Hürriyet ve İtilaf Fırkası ve Zafer’le ilgili aleyhte yazılara yer vermeyerek ortalığı sakinleştirme yoluna gitmiştir. (Köroğlu, Nu:150, 2 Şubat 1327, s.4).

Kastamonu 1912 (1328) senesi Belediye azalıkları için seçimlerin böyle bir ortamda başlaması iki fırkanın da adaylarını ilan etmeleri belediye teftiş heyetini zor durumda bırakmış ve şikâyetler gelmeye başlamıştır. Seçim sonuçlarına göre 1328 Belediye azalıkları İttihatçıların adayları olan Karagözzâde Muhyeddin Efendi 302 oy, Ekşizâde Mehmet 258 oy, Tabanzâde Mahir 241 oy ve Kavukluzâde Hafız Hasan Efendi 238 oy alarak büyük bir farkla seçilmişler, Hürriyet ve İtilafçıların adaylarından ise en çok alanı 100 kadar oy almış diğerleri bu rakamların da altında kalmışlardır. (Z. Demircioğlu, A.g.e. s.89-90).

Belediye azalıkları seçimlerinin bitmesinden sonra Meclis-i Mebusan seçimlerine esas olmak üzere ikinci müntehiplerin (müntehib-i sâni) seçilmelerine başlanmış, aynı siyasi kutuplaşma bu seçimlerde ortaya çıkmıştır. Bu seçimler sırasında Kuzyaka ve Mergüze nahiyelerinin reylerinin yırtıldığından şikâyet için iki yüz kadar köylü şehre gelmiş ve bunları kışkırttığı iddia edilen Kaykanacıoğlu Ağa Hüseyin tutuklanmış, Hoca Tevfik Efendi de Kuzyaka Nahiyesi müdürüne tehdit mektubu yazdığı gerekçesiyle sorguya alınmıştır. Bu iki kişinin örfî idareye teslimi için Komiser M. Ali nezaretinde İstanbul`a gönderilmesi taraflar arasında bir korku ve heyecan uyandırmıştır. (Köroğlu, Nu:158, 28 Mart 1328). Bu dönemde Hürriyet ve İtilaf Fırkası’ndan ayrılanların verdikleri partiden istifa dilekçeleri Köroğlu gazetesinde birbiri ardına yayınlanmıştır. (Köroğlu, Nu:150, 12 Şubat 132, s.2; Nu:154, 1 Mart 1328,s.4, Nu:155; 8 Mart 1328, s.4).

1912 seçimlerinde İttihat ve Terakki Fırkası Kastamonu`da Hürriyet ve İtilaf Fırkası`nı gölgede bırakarak girmiştir denilebilir. Sofuzâde Tevfik`in örfî idareye verilmesi arkasından Hürriyet ve İtilaf Fırkasında istifaların olması ve fırkanın çözülmesi İttihat ve Terakki Fırkası mensuplarına psikolojik üstünlük sağlamış fakat yine de Köroğlu fırka aleyhinde yazılarına devam etmiş ve bir ilave çıkararak fırkanın programını eleştirmiştir. (Köroğlu, Nu:153 -İlavedir-24 Şubat 1324, s.3-4).

Zafer gazetesindeki karşı eleştiride ise daha sonra aleyhte neşriyattan dolayı Hersekli İzzet Efendi iki ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Zafer gazetesi seçimler döneminde 12. sayısından sonra (Zafer, Nu:12, 21 Mart 1328) dört ay kadar yayınına ara vermek zorunda kalmış ve seçim döneminde üstlendiği propaganda faaliyetini yapamamıştır.

1912 seçimlerinde; Hürriyet ve İtilaf Fırkası ve İttihat ve Terakki Fırkası Kastamonu`da muhalif bir ortam içerisinde karşılıklı rekabeti şeklinde geçen seçimler, İttihatçıların farklı bir sonuçla çıkmasını sağlamıştır. Muhalif addedilen Hürriyet ve İtilaf Fırkası adayları olan Hacı Tevfik Bey 16 oy, Safranbolu`da Ragıp Bey 14 oy ve fırkanın yayın organı olan Zafer gazetesi başyazarı Sofuzâde Tevfik Efendi ise 5 oy alabilmişlerdir. (Köroğlu, Nu:158, 28 Mart 1328, s.2).

Zafer gazetesinin ilk sayısının (14 Kanun-ı evvel 1327) 27 Aralık 1911 tarihinde yayınlandığını biliyoruz. Yalnız kapanış tarihiyle ilgili elimizde kesin bilgiler yok. 1912 seçimlerinden sonra İttihat ve Terakki Fırkası’nın baskısı ile yayına ara verdiği anlaşılmaktadır. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra tekrar yayına başladığı kaynaklarda geçmesine karşın elimizde şimdiye kadar Zafer’in yayınlandığını gösteren bir delil bulunmamaktaydı. (21 Mart 1328) 3 Nisan 1912 tarihli 12. sayısından sonra yayınına ara verdiği ifade edilmekteydi. Aziz Demircioğlu 1912 tarihli 13. Sayısını görmüş (Sayı:13, 13 Ağustos 1328), 13 ile 18. Sayıları arası gazeteleri bulamadığı için 1919 yılına kadar hangi aralıklarla çıktığı hakkında fikir beyan etmemiştir. Yine Aziz Demircioğlu 1919 yılına ait 18. Sayısını (Sayı:18, 8 Mart 1335) görmüş, “bu tarihten sonra da kaç defa çıktığı tespit edemedik” demektedir. Gazetenin kapanmış olabileceği/olacağı tarihi de Kastamonu’nun Milli Mücadele hareketine katıldığı 17 Eylül 1919 tarihi olarak ifade etmiştir. (Demircioğlu, s.59.) Demircioğlu’nun kaynak olarak gösterdiği Hüsnü Açıksöz eserinde; “Kastamonu’nun Kuva-yı Milliye ile birleşmesinin ertesi günü Zafer gazetesi son bir gazete bastı ve artık çıkmayacağını belirtti.” (Açıksözcü, s.22) şeklinde Zafer’in yayın hayatına son verdiğini ifade etmektedir.

Yaptığımız araştırmada Zafer gazetesinin Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi’nde (4-11) sayıları arası toplam sekiz sayısının bulunduğunu gördük. Zafer’in 4. sayısı (4 Kanun-ı sanî 1327) tarihli ve 11. sayısı ise (14 Mart 1328) tarihlidir. Ayrıca Millî Kütüphanede (2-12) sayıları arası on bir sayı bulunmaktadır.

Yeni bir gelişme olarak gazetenin 23 ve 24. Sayılarına ulaşabildik. Araştırmacı Mustafa Gezici’nin kütüphanesinde bulunduğunu öğrendiğimiz ve kendisinden temin ettiğimiz Zafer’in 23. Sayısı (12 Nisan 1335/1919) ve 24. Sayısı ise (19 Nisan 1335/1919) tarihlidir. Böylece Zafer’in, 3 Nisan 1912 tarihli 12. Sayısından 23. Sayısına kadar sekiz yıl içerisinde on sayı daha yayınlanmış olduğu belirlenmiş oldu.

Bu gelişmeyle Zafer’in elimizde olan son sayısı (Sayı:24, 19 Nisan 1335) incelendiğinde sorumlu müdürü “Da’va vekili Hersekli Mehmed İzzet” olup “Şimdilik haftada bir neşr olunur siyasî, iktisadî, edebî Osmanlı gazetesidir” ibaresiyle idarehanesinin, “Kastamonu’da Hürriyet ve İtilaf şube-yi merkeziyesi” olduğu ifade edilmiştir. Gazetenin üzerinde “Belediye Reisi faziletli Hacı Tevfik Bey Efendiye” yazılı olup onun adına göndermiş nüsha olduğu anlaşılmaktadır.

Zafer’in yayın politikasının Hürriyet ve İtilaf Fırkası çizgisinde ve Milli Mücadele hareketine karşı bir çizgide devam ettiği bu sayıda anlaşılmaktadır. Milli Mücadele hareketine karşı, İstanbul basınından birisi olan Alemdar gazetesinden bir alıntı vardır. Alıntı şu şekildedir: “Bir tevkifât daha. Firârî Enver Paşanın amcası Halil Paşa ile Kastamonu sabık Valisi Âtıf, Çankırı İttihad ve Terakki Kâtib-i Mes’ûlü Cemal Oğuz Beylerin İnköyü’nde muhtefî bulundukları mahalde yakayı ele verdikleri kemâl-i meserretle Alemdar refîkimizde okunmuştur. Muhtefî bulundukları mahalden eslihâ-yı mütenevvi’a ve cephane zuhur etmiştir.” (Zafer, Sayı:24, 19 Nisan 1335, s.2).

Hüsnü Açıksöz, Kastamonu’nun Kuva-yı Milliye ile birleşmesinin (17 Eylül 1919) ertesi günü Zafer gazetesi son bir baskı yapıp yayınına son verdiğini ifade ettiğine göre Zafer gazetesi 1919 Eylül ayına kadar çıkmış olmalıdır. Bugün 24. Sayısına ulaştığımız gazetenin ileride diğer basılan sayılarının da gün yüzüne çıkmasını dilerim.

[email protected]

yenikastamonu.com

İlginizi Çekebilir

Kastamonu ili Merkez ve güney ilçelerindeki orun ve bazı cadde, sokak adları üzerine bir inceleme

KASTAMONU İLİ MERKEZ VE GÜNEY İLÇELERİ’NDEKİ ORUN VE BAZI CADDE, SOKAK ADLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME Hazırlayan: Elif …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Sünnet ve Hadis Konusundaki Kafa Karışıklığını İzâle

Mütevatir Sünnet ile Mütevâtir Hadis Konusundaki Kafa Karışıklığını İzale – 1 Peygamberimizden bize 3 şey aktarılmıştır. …

Kapat