Ana Sayfa / Yazarlar / Kaybolan Tasarruf Geleneğimiz veya Yastık Altı / Tuncay SAKALLIOĞLU *
Fotoğraf : Feray YILMAZ ''Siyah-Beyaz Tosya" arşivinden alınmıştır..

Kaybolan Tasarruf Geleneğimiz veya Yastık Altı / Tuncay SAKALLIOĞLU *

Tosya’da uzun ve güzel yıllarımız geçti. Üzüm bağlarıyla, mis kokan dağlarıyla, dokumasıyla, telasıyla, müteşebbis insanıyla, tiftik kuşağıyla, kanaatkâr uşağıyla, pirinciyle vs.. hep birinci sırada yer alırdı bu sevimli belde..
Bir de tasarruf kültürü çok gelişmişti Tosyalı’nın.. 
Bağlarda yetiştirdikleri kendi ürünlerinden başka yabandan gelen sebzeye, meyveye pek yüz vermezlerdi..
Sümerbank dokumasını kendi emekleri olan  tiftik  kuşağına yakıştırırlardı. 
Şampuanla değil, yine kendi ürettikleri keseyle kirlerini dökerlerdi.
Birikimleri, yastık altında titizlikle sakladıkları sarı liralardı.. 
En güzeli de baharda ekilmek  üzere  çıkın yapıp sakladıkları bin yılın bize özgü  tohumlarıydı. O da bitti..
Zengini-fakiri eşekle bağa gidip gelirdi. Kiminde az arpayla çok iş gören yerli kara merkep, kiminde at gibi ama doymak bilmez Merzifon merkebi..
Sonuçta Boyner oğlu da, Zilgir oğlu da aynı işi görürdü Tosya’da; üretimdi, alınteriydi  bunun adı..
Boynerler yastık altı birikimlerini Altınyıldız’a yatırdılar.
Dünya’ya açıldılar.. 
Kimi güzel işler kurdu.
Birçoğunun muazzam birikimi de hazırcı torunları tarafından çarçur edildi gitti..
       
Sözü Cumhurbaşkanımızın çağrısına getirmek istiyorum..
Yerden göğe kadar haklı tabi.
Bu kuşatılmışlık çemberi başka türlü kırılmaz.. Ama bu  nesil gelecek nesiller için kendini fedaya hazırsa..
Evet kendini feda etmeyi göze alarak.. Yoksa üç beş dolar bozdurmakla veya benim gibi sosyal medya klavyeşör’lüğüyle değil yalnızca… 
Kolayı seven millet haline geldik kısaca.. Yastık altları da çoktan boşaldı.. Her türlü ön yargıyı bırakarak bir ucundan tutma zamanı geldi, geçiyor..
Bu gibi durumlarda ”ulü’l emre itaat” farzdır aynı zamanda..
Herşeye rağmen umutluyuz..
——————
* Egitimci, araştırmacı..

İlginizi Çekebilir

Aya Sophia Mabedinden “Ayasofya Camii”ne-2

“Bu bir ma’bed değil ma’buda yükselmiş ibadettir. Bu bir manzar değil, didara vasıl mevkib-i enzar.” …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Samediyet ve Peygamberimiz; Bediüzzaman’ın anlatımları

Elhasıl, madem kâinat mevcuttur ve inkâr edilmiyor. Elbette kâinatın renkleri, ziynetleri, ışıkları, ziyaları, san’atları, hayatları, …

Kapat