Ana Sayfa / Yazarlar / Kur’an Her Derde Devadır

Kur’an Her Derde Devadır

Bunu paylaşınız

Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi.

Yıkık, perişansınız. Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz.

Çoğunluk size küsmüş gibi. Yalnızsınız.

Herkes benden uzak, herkes bana kırgın düşüncesi içinde çöküntü
yaşıyorsunuz.

Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor:

“Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı”(Duha-3)

Kim kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse
etsin.

Rabbim terk etmiyor, kırılmıyor ya, ne gam! ..

Bu ne büyük ferahlık değil mi? ..

Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor.

Sanki bu sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi.

İşte o an ayet yetişiyor imdada:

“Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!
Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var! ” (İnşirah-5/6)

Garantiyi veren Allah! ..

Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği

mutlaka ifadesi ile pekiştirilip ikna olalım diye iki kere
tekrarlanıyor.

Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu, çözümün sorunda gizli
olduğunu da fısıldıyor.

Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş:

“Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş”

Maddi sıkıntınız hat safhada. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz.

İflas ettiniz.. Sıfırı tükettiniz yani.

Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde boğulurken ayet size yeni bir
ümit veriyor:

“Eğer yoksulluktan korkarsanız, ALLAH dilerse lütfuyla sizi zengin
kılar. Şüphesiz ALLAH hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet
sahibidir.” (Tevbe-28 )

Bir yakınınız ölümcül hastalıkla yatağa düştü.

Doktorlar fazlaca ümit vermiyorlar.

Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz.

Gerçek ortada iken moral vermeye çalışmak sanki sahte davranmak gibi
geliyor size.

Ciddi bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak moral
verebilesiniz.

Eyyub Nebi var Kur’an’da…

Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate
kavuşmuş.

Onun hali size dayanak oluyor:

“Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida etmişti:
Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! Ve ona, bütün ailesini
ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarak
bahşettik ki, temiz akıllılar için bir ibret olsun. (Sad-41/43)

Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize.

Bir tutamak arıyorsunuz. Ayet el veriyor size:

“Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda
hayırlıdır. Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin
hakkınızda bir fenalıktır. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara-
216)

Rabbimiz ALLAH, Rasülümüz Muhammed(s.a.v) ,

Kitabımız Kur’an, Yolumuz Sırat-ı Müstakim! ..

Bizden bahtiyarı yok dünyada!

Her ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın zafer ve başarı bizim.

Bunu da kafadan söylemiyoruz, Kur’an konuşuyor:

“Vel Ăkıbetü lil Müttakîn “(Kasas-83): Akıbet (hayırlı son, güzel
sonuç)

Müttakiler (takvayı kuşananlar, korunanlar, inanca sarılanlar)
içindir! ..

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

İttihad-ı Muhammedî ve Bediüzzaman

Cem‘iyyet-i Muhammediyye olarak da adlandırılan fırka, Otuzbir Mart Vak‘ası’ndan (13 Nisan 1909) on gün kadar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Hizmet Zemininde Sıkıntı Varsa…

Sosyolojik olarak insan, toplumsal bir varlıktır. Bunun getirisiyle insanı toplumdan ayrı düşünmek imkansızdır. Çünkü insan …

Kapat