Ana Sayfa / Yazarlar / Kuşa Bak Kuşa mı Deniyor? / M. Nuri BİNGÖL

Kuşa Bak Kuşa mı Deniyor? / M. Nuri BİNGÖL

Teferruata giremiyeceğim. Hem yaz yağmurları gibi – üzerinize afiyet- bir yaz gribiyle malulüm, hem de köklü çalışmalarla meşgulüm.

        Malum Fetö örgütüne, yurtdışında açtığı okulların,  “Yahudi” izin vermeden kurulamayacağını anladığımdan beri karşıyım.

       1971 yılında, Risale-i Nur Talebesi olmadığı itirafını yaptığını bildiğimden beri de mesafeli, hatta şüpheliyim.

       Son darbe girişimlerinin sadece onların işi olduğu şeklindeki anlayıştan da berîyim.

       …Çünkü Muhterem Lâtif Erdoğan’ın dediği gibi, Fetö’nün çetebaşı F. Gülen o “cemaatı” veya “paralel örgütü” kuramayacak bir zekâya sahipti, yani ileri bir zekâsı yoktu!

      Böyle “zekâ özürlü” bir insanın kurduğu yapı, belki “maşa” veya başkasının nefesiyle çalınan “düdük” olabilirdi ama, Üstad’ın tabiriyle “Muharrik-i Bizzat” olamazdı.

      Bir grubu bile kuramayacak “zeka”dan mahrum bir insan, TEK BAŞINA nasıl bir darbe düzenleyecek de, “maşa”lık yapmış olmayacak?

      Diyeceğim şu: Eğer bu darbe girişiminde bulunan Fetö mensupları hak ettikleri cezayı alıp da, aslında kendilerini korur gibi yaparak asıl savundukları ağababaları Yahudi -ve Yahudi’nin hakimiyetinde olan Batı, Amerika ve İngiltere’deki güçler- deşifre edilmezse, muhakeme eksik kalmış olur.

Yazar : Mehmet Nuri BİNGÖL

1961 yılında Birecik’te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Birecik’te, Dumlupınar İlkokulu, Birecik Ortaokulu ve Birecik Lisesi’nde tamamladım.
İlk hikâye ve şiirim ulusal bir gazetede yayımlandığında lise 1’deydim. ÖSS sınavından sonra gezmeye gittiğimiz İstanbul’da, daha sonra okuyacağım Fakülte’yi görünce:
“ Keşke burayı kazansaydım.” diye iç geçirdim.
Hakikaten orada tahsil görmem nasip oldu bana. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Yeni Türk Edebiyatı Bölümünden 1982 yılında mezun oldum.
Fakültenin son iki yılında fahri olarak Köprü Dergisinin editörlüğünü yaptım. İstanbul hayatımdaki en büyük şansım Hocam Prof. Dr. Mehmet Kaplan’la beraber, Tarık Buğra’nın romanları üzerine bitirme tezi yapmam, romancı-araştırmacı Hüseyin Yılmaz’la mesai arkadaşlığında bulunmam, tahsil senelerinde M. Nuri Yardım’la istişarede olmam, Yazar- Yayımcı Mustafa Kaplan ve Bünyamin Ateş’le tanışmamdır.
Anadolu’nun çok yöresinde öğretmenlik yaptım. Yaz-gı Dergisi ve Gap Gündemi Gazetesi’nde yazı ve hikâyelerim yayımlandı. Tefrika halinde romanlarım yanında birçok hikâyem de var.
Eserlerim: Sürgünda Tırmanış 1 ve 2 (Tefrika roman), Yokuşta (Tefrika roman), Kafkasya’da Sarp Ufuklar (Tefrika roman), Sürgündeki Çeçenya (1. Baskı: 1996; 2. Baskı:2000), Nur Üstad (Biyografi- Deneme; 2002)
Şu anda üç kültür-edebiyat web sitesinde yazıyorum. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

Tüm Yazıları Göster

İlginizi Çekebilir

Kadınlara Yakışan En Güzel Meslek Anneliktir / Vehbi KARA

Dünyanın en zor fakat en güzel mesleklerinden bir tanesi şüphesiz anneliktir. Annelik karşılıksız sevgi ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Ham Yapıp Yerim Diye Korkuyorlar / Vehbi KARA

Bazı yufka yürekli zatlar eski Cumhurbaşkanının ve emekli Genelkurmay başkanının yargılanmasını üzüntü ile karşıladıklarını ifade …

Kapat