Ana Sayfa / Yazarlar / Mehmed Feyzi Efendi’nin (r.aleyh) sohbetlerinden / Hasan ERDOĞAN

Mehmed Feyzi Efendi’nin (r.aleyh) sohbetlerinden / Hasan ERDOĞAN

M.Feyzi Ef.r. aleyhi geç de olsa tanımakla hayatım değişti. Ziyaretine gelenlere muhabbet duyuyorum. Bunlardan Hasan Çoltu isimli bir kardeşle tanıştım. Ankara’da dershane de kalıyormuş. Adres verdi. Ankara’ya gidince uğradım. Emek Mahallesinde geniş bir yer. Yaklaşık 10 kişi var. Hepsi üniversite talebesi. Nur yüzlüler. Namaz vakti geldi. Ezan okundu. Sarık ve cübbeler ile kılınan namazda sanki sahabeler içinde gibi hissettim. Bir de tesbihat. Mest oldum.
Her şey düzenli tertipli. Sade yemekler o kadar lezzetli ki; tarifi imkansız. 
Bir başka dershaneye gittik. Ekserisi ODTÜ’de okuyor. Şaştım. Orası  Komünist dolu biliyorum. 
Sordum: -“Size dokunmuyorlar mı. ? “
Dediler : -“Yok ilişmiyorlar” 
Çok şaşırdım. 
Bir abi Risale-i Nur’dan İşaratü’l-İ’caz’dan bir sayfa dersi izahı ile bir saatte yaptı. Çok Etkileyici idi.
Dersten sonra sordum: -“Bu abi de mi ODTÜ’den?”
-“Hayır ilkokul mezunu” dediler. Daha çok şaşırdım. 
Sonradan öğrendim ki o Mehmed Kurdoğlu  imiş. 
-“Ben 17 yıl boşuna okumuşum” dedim.
İstemeyerek 5.5 yılda biten okul çıkışını yere attım. 
M.Feyzi Ef.r.aleyhe:
-“Ben bu okulu bitirmek istemiyorum.” dedim.
“-Bitir gardaşım, ilerde lazım olur” dediler. 
Şimdi bu hikmetli sözlerini anladım ama ne çare… Geç kaldık.  
Kastamonu’da da dershane var mı, diye araştırdım. İnebolulu Ümit abinin Sarıkaya’daki Dershanesini buldum. 
Bir de Kastamonu eşrafından Şükrü Yücebıyık ile tanıştık.
M.Feyzi Ef. r.aleyhe sordum. 
-“Asil bir aile mensubu, temiz biri” diye takdirini unutamam. 
Dedesi Bediüzzaman Said Nursi r.a Hz.lerinin Kastamonu’da kaldığı yıllarda Belediye Başkanı ve Üstad r.a Hz.lerine Belediye encümeninden tahsisat çıkarıyor. Üstad Bediüzzaman Hz.leri:
-“Ben burada misafir sen de ev sahibi sayılırsın” diyerek ev kirasını almış.  Ve 1 lira vererek, 
“-Bu sermaye-i hakikiniz olacak” demiş. 
Ondan sonra aile zenginleşmiş. 
Her gün yatsı namazını müteakip evinin çatı katında ders yapıyoruz. 
Bu arada bir dershane açmaya karar verdik.
Ben evden ayrılıp dershanede kalacağım. Babam ve ailem bendeki bu hale şaşkın ve karşı. 
“-Nurcu musun? Hu”cu musun?” diye..
Bu arada meş’um 12 Eylül ihtilali oldu. Biz derslere devam ediyoruz.
Okulun devam mecburiyeti yok. İmtihanlara gidiyorum. Gidince dershanede kalıyorum. Diş Hekimliği Fakültesi’nde okuyan biri de benimle Kastamonu’ya geldi. Misafir ettim. M. Feyzi Ef. r.aleyhe beraber ziyarete gittik. Biraz meczub olduğunu anladım. Birkaç gün sonra imtihana Ankara’ya gideceğiz diye idare ediyorum. Ben Şeker fabrikasında çalışıyorum. O evde kalıyor. Babamla münakaşa ediyor. Babam da savcılığa dilekçe ile şikayet ediyor. Beni de fabrikadan ikindi namazına hazırlık yaparken gelen iki sivil polis alıp karakola getirdi. Bizim meczubda orada. Ders yaptığımızı ve isimleri söylüyor. Evden kitaplarımı da almışlar. 
Polis :-“Sen gazetecilik okuyorsun, ne işin var bu kitaplarla” diyerek açıp bakmadan istihza ediyor.
Ben, “bu meczub M.Feyzi Efendi’nin (R.aleyh) ismini vermese bari” diyorum.  Onu da söylemiş. O gece nezarette kaldık. 9 Şubat 1981. Hava çok soğuk. 2.gün Şükrü de geldi. Eşraftan olduğu için nezarete almadılar. Sobanın yanında kaldı. 3. Gün parmak izi alarak aksama doğru adliyeye sevk edildik.
Siyasi şb. komiseri :-“Ben sizi seviyorum. İstesem çorap söküğü gibi herkesi alırdım “dedi.
C. Savcısı tek tek ifade aldı. Bana:
-“Nurcu musun?” diye sordu. 
Ben de: “Ben anarşist idim. Bu  kitaplar (Risale-i Nurlar) sayesinde vatanını seven, namazını kılan biri oldum. Bu nurculuk ise nurcuyum” dedim.
Hışımla: “Çık dışarı!” dedi.
Akşam namazını adliye merdiveni altında kıldık. 
Mahkemeye çıktık ve beklediğimiz gibi meşhur 163.maddeden tutuklandık. Cezaevine girerken ben gülmüşüm. Gardiyan:”Niye gülüyorsun?” deyince ben de “Adam öldürmedik, hırsızlık yapmadık, kitap okuyoruz diye tutuklandık” dedim.
Kalabalık bir koğuşa verdiler.
“Hocalar gelmiş” diyerek karşıladılar. Ve saçları sıfıra vurdular. Yatsı namazını cemaatle beraber kılıp yattık. 2 geceden beri uykusuzduk. Hemen uyudum. Ertesi gün tutukluluğa itiraz ettik. Pek ümit yok. İki gun sonra tek ders imtihanım var. Okul yattı gibi. O zaman bizim gibileri Ankara’da Mamak Askeri Cezaevine koyup “Nur ayini yaparken yakalandı” diye tek kanallı siyah-beyaz TRT ekranında yayınlıyorlar. 
Çok şükür bu olmadı ve ikindi namazına hazırlık yaparken tahliye kararı geldi.
Çok sevindik. Hemen meczubu gönderip eve geldim. Kitaplar yerde. Hem de Kur’an-ı Kerim. Çok üzüldüm. 
Cami cemaati ve derse gelenler yüzümüze bakmıyor, bizden kaçıyor. Bu bana çok ağır geldi. Hâlâ unutamam. 
8 yıl Kastamonu’da kaldığı yıllarda  Bediüzzaman Said Nursi r.a Hz.leri de aynı muameleyi görmüş. Maalesef. 
Son hakkım olan imtihana girip mezun olup askerlik kararı aldım. Ve İstanbul’a geldim. 
Devam edecek inşaallah. 
Selam ve dua ile saygılar sunuyorum.

Yazar : Hasan ERDOĞAN

1957 Kastamonu doğumlu. İlk orta lise öğrenimini Kastamonu'da, yüksek öğrenimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Bl.1975-1981'de tamamladı. 1979'da sıkıyönetim ve Ecevit zamanında tutuklandı. 12 gün Kastamonu Cezaevinde, 60 gün Mamak Askeri Cezaevinde zahiren suçsuz yattı. Ve siyaseti bırakıp bir tarikata bağlanma kararı aldı. 1979 sonbaharında M.FEYZI Efendi r.aleyh'i ve dolayısıyla Risale-i Nur'u ve dershaneleri tanıdı. 12 eylül darbesinde sonra NURCU'LUKTAN tutuklandı. İnayet-i İlahi ile 4.gün tahliye edildi, 6.6.1981'de o dönemdeki ilk beraat ve eserlerin iade kararını aldı. Askerlik görevini Kıbrıs'ta sakıncalı Asteğmen olarak tamamladı. Yongapan. A.Ş muhasebede işe başladı. Askerde evlendi 3 kızı 1 oğlu oldu.1989-1990 arası 3 donem Kastamonu Meslek Yüksek Okulu'nda işletme finansmanı ve borçlar hukuku dersi verdi. 1991'de gazeteciliğe başladı, sarı basın kartı aldı. 1994-1996 yıllarında İstanbul'da Damanyolu Tv'de çalıştı. Uyuşamayıp ayrıldı. Ve cep telefonu bayiliği yaptı. Biricik oğlu M.FEYZI'nin 13.5 yaşında vefatıyla 2003'te ticareti bırakıp bir nevi inzivaya çekildi. Kısa süreli bazı gazetelerde çalıştı. Çeşitli makaleleri yayınlandı. "Hür adam" filminde fahri danışmanlık yaptı. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Sinema dalinda Yüksek lisans yapıyor. M.FEYZI Efendi r.aleyh'den duyduklarını kitap ve belgesel, Bediüzzaman Said Nursi hazretleri r.a film ve dizi yapma gayretinde.

Web Sitesi
Tüm Yazıları Göster

İlginizi Çekebilir

Mevlana ve Mesnevi’deki Müstehcen İfadeler Üzerine

İddia: Mevlana Mesnevî’ye “Tanrı vahyi” diyor, yani Mesnevî’yi Kur’an sayıyor. Cevap: Vahiy kelimesi sadece Kur’an anlamına …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Afrin’de Haçlı Evlerimizde Sabetay Yahudilerinin Saldırısı Altındayız / Vehbi KARA

Aile Bakanlığı ve devlet kuruluşları, Anayasamızda belirtildiği üzere ailenin korunması için çalışma yapması gerektiği halde; …

Kapat