Ana Sayfa / Yazarlar / Mehmed Feyzi Efendi (r.aleyh) sohbetlerinden – 3 / Hasan ERDOĞAN

Mehmed Feyzi Efendi (r.aleyh) sohbetlerinden – 3 / Hasan ERDOĞAN

Nasrullah Camii’nde eda ettiğim bir öğle namazını müteakip iki kardeşle tanıştım. O zaman 2 yıllık olan Eğitim Yüksek Okulu’nda okuyorlarmış ve Risale-i Nur talebeleri; Mustafa Ünal (rahmetli) ve Receb Türköz.

Hz. Pir Camii civarında rahmetli tesbihci  Ahmet Amcanın vesilesiyle bir ev tutup dershane yapmışlar. 

Ben: “Burası merkezden uzak, merkezî bir yer tutalım” dedim.

Şükrü Yücebıyık ile de görüşüp mutabık kaldık. 

M. Feyzi Ef.r.aleyh ile de istişare ettik.

“Kardaşım ben afakî àlemi bilmiyorum. Yarı münzevi yaşıyorum. Her medreseye bir de müderris lazım” dediler. Ben biraz da mahzun oldum.

Belediye Caddesi’nde “Kral Kundura” üzerinde bir yer tuttuk. Çok hizmetlere vesile oldu. Elhamdulillahi hâzà min fadlı Rabbī. 

Evde de Salı dersi başladı. İstanbul’a geldiğim 1994 yılına kadar devam etti. 2007’den beri de rahmetli Abdullah Yeğîn abi ile istişare ederek ders başladı ve devam ediyor. 

M.Feyzi Efendi r.aleyh yaşadıkça Kastamonu’dan ayrılmayacağım, diye bir karar almıştım. Bu sözümü tuttum ve yaklaşık on yıl nurefşan, feyizli sohbetlerinde bulundum. Vefatından beri 29 yıl geçti. Hâlâ unutamıyorum. Ve işte size de aktarıyorum. Allah c.c. anlayıp yaşamak nasib eylesin. AMİN. 

6 Ağustos 1988  Cumartesi sabah ezanı okunurken rahmetli oğlum doğdu. 

M. FeyziEf. r.aleyh’e gittim. 

“Efendim, bir oğlum oldu, isminizi vermek istiyorum” dedim.

Biraz tevakkuf ettiler. Ve:

“Kardaşım isim koymak ana-babanın hakkıdır. Siz bilirsiniz” dediler. 

Ve ismini verdim. Bundan 7 ay sonra da vefat ettiler. Bu tevakkufu buna yordum. Lâkin 2002’de bir Kurban Bayramı arefesinde masum ve sabi olarak biricik  oğlum vefat etti. Cenazesi Mehmed Feyzi Efendi r.aleyhin yakınında defnoldu. Ve inşaallah dünya ve ahirette komşu oldu.

Demek bu tevakkuf bunun içinmiş. 

Bu hâli unutamıyorum, gönlümü hüzün kaplıyor. 

Beni en çok M.Feyzi Ef.r.aleyhin ve biricik oğlum Mehmed Feyzi’nin vefatı etkiledi. Unutulmuyor ve unutamıyorum. 

Bu sayede hep âhireti ve ölümü düşünüyorum. Dünyaya kıymet vermiyor, Onlara kavuşmak için ve komşu olmak için çalışıyorum. Hakiki saadet bu olsa gerek. 

Evet şu fâni dünyanın fâni ve fena işleri için değil ebedî olan ahiret için bir tarla hükmünde olan dünya ve imtihan diye bakmak  en büyük saadettir. 

Gerisi boş ve lâfugüzaf.

“Halbuki hizmet-i Kur’aniyede bulunana; ya dünya ona küsmeli veya o dünyaya küsmeli. Tâ ihlas ile, ciddiyet ile hizmet-i Kur’aniyede bulunsun.”
Lemalar – 42

Allah (c.c.) bu sır ile yaşamak nasib eylesin. AMİN. 

Selam ve dua ile saygılar.

Yazar : Hasan ERDOĞAN

1957 Kastamonu doğumlu. İlk orta lise öğrenimini Kastamonu'da, yüksek öğrenimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Bl.1975-1981'de tamamladı. 1979'da sıkıyönetim ve Ecevit zamanında tutuklandı. 12 gün Kastamonu Cezaevinde, 60 gün Mamak Askeri Cezaevinde zahiren suçsuz yattı. Ve siyaseti bırakıp bir tarikata bağlanma kararı aldı. 1979 sonbaharında M.FEYZI Efendi r.aleyh'i ve dolayısıyla Risale-i Nur'u ve dershaneleri tanıdı. 12 eylül darbesinde sonra NURCU'LUKTAN tutuklandı. İnayet-i İlahi ile 4.gün tahliye edildi, 6.6.1981'de o dönemdeki ilk beraat ve eserlerin iade kararını aldı. Askerlik görevini Kıbrıs'ta sakıncalı Asteğmen olarak tamamladı. Yongapan. A.Ş muhasebede işe başladı. Askerde evlendi 3 kızı 1 oğlu oldu.1989-1990 arası 3 donem Kastamonu Meslek Yüksek Okulu'nda işletme finansmanı ve borçlar hukuku dersi verdi. 1991'de gazeteciliğe başladı, sarı basın kartı aldı. 1994-1996 yıllarında İstanbul'da Damanyolu Tv'de çalıştı. Uyuşamayıp ayrıldı. Ve cep telefonu bayiliği yaptı. Biricik oğlu M.FEYZI'nin 13.5 yaşında vefatıyla 2003'te ticareti bırakıp bir nevi inzivaya çekildi. Kısa süreli bazı gazetelerde çalıştı. Çeşitli makaleleri yayınlandı. "Hür adam" filminde fahri danışmanlık yaptı. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Sinema dalinda Yüksek lisans yapıyor. M.FEYZI Efendi r.aleyh'den duyduklarını kitap ve belgesel, Bediüzzaman Said Nursi hazretleri r.a film ve dizi yapma gayretinde.

Web Sitesi
Tüm Yazıları Göster

İlginizi Çekebilir

Gönül Dergâh-ı İlâhî

Dèr-i Mevlâ değil midir, gönlümüzün dergâhı? Kim duyar ki O’ndan gayrı, gönüllerdeki àhı? Yıkmamışsan nefse …

Yorumlar

  1. Mustafa Çıkrık

    Amin abicim. Amin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Bediüzzaman’ın Tetebbuat Muhiti / Prof. Dr. Himmet UÇ

Bu yazı bir hissetme, anlamaya çalışma yazısıdır, objektif bakış açıları ile bakılmayabilir. Bediüzzaman felsefe tarihinin …

Kapat