Ana Sayfa / RİSALE-İ NUR & BEDİÜZZAMAN / Bediüzzaman'ın Talebeleri / Bediüzzaman'ın Yakın Talebeleri / Merhum Mustafa Sungur Ağabeyin Başbakan Şemseddin Günaltay’a Gönderdiği Mektup

Merhum Mustafa Sungur Ağabeyin Başbakan Şemseddin Günaltay’a Gönderdiği Mektup

Mustafa Sungur Ağabeyin Bediüzzaman Said-i Nursi Hakkında Başbakan Şemseddin Günaltay’a Gönderdiği Mektup.

Kısaca Mustafa Sungur Ağabey Kimdir? (1929-2012)

Mustafa Sungur 29.09.1929 tarihinde Kastamonu’ya bağlı Safranbolu ilçesinde Eflani nahiyesinin Çalışlar Köyünde dünyaya gelmiştir.

Bebekliği, çocukluğu derken okul hayatı başlar. Tabi o zamanlar geçim zor, imkanlar kıt…

Mustafa Sungur Ağabey beş yaşına bastığında okula kayıt olur. Hem okula gider hem de din dersini de Saçaklı İbrahim Hoca’dan alırdı. Derslerdeki başarı, Okul Müdürünün babasına “Yahu bu senin oğlan cin gibi! Bunda nasıl bir akıl var böyle? Ben bunu üçüncü sınıftan başlatacağım” sözlerinden anlaşılmaktadır. Tabi bunu babası kabul etmez ve birinci sınıfta başlasın temeli sağlam olsun der.

Daha sonra yine Okul Müdürünün ısrarıyla Gölköy Köy Enstitüsü sınavına girer ve sınav sorunlarını rahatlıkla yaparak sınavdan ilk çıkan olur. Böylelikle 1940 yılında ilk okulu birincilikle bitiren Sundur Ağabeyin Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsünü kazanır ve devlet bursuyla okumaya başlar.

Köy Enstitüsü yılları nasıl geçtiğini Mustafa Sungur Ağabey gibi Risale-i Nur talebesi Şair Ali Çeleğen’in şu sözlerinden çıkaralım;

Allah’a şükür, her türlü zorluklara rağmen okul sürecinde hiç namazlarımı bırakmadım. Fakat okulda namaz kılacak yer olmadığı için, kılanlara da hoş nazarla bakılmadığından namazlarımı hep gizli kılardım. Bir gün, başarımdan dolayı beni çok seven Edebiyat öğretmenim abdest aldığımı görünce,

– Ne o Ali, abdest mi alıyorsun?

– Evet, hocam abdest alıyorum.

– Devamlı namaz kılıyor musun?

– Evet, kılıyorum.

Bunun üzerine hocam, verdikleri eğitimin etkisinde o kadar güvenmiş olacak ki bana başka bir şey demedi ve alaycı bir tavırla:

“Bakalım, okulu bitirdiğinde de kılabilecek misin?” dedi.

Okul bittikten sonra gerçekten de Şair Ali Çağlar bir ara namazı bırakma gafletine düştüğünü kendisi dile getirmiştir.

Tabi böyle ortamdan Mustafa Sungur Ağabey de olumsuz etkilenir ve aklında şüpheler oluşur.

Ta ki Üstat ve Risale-i Nur ile tanışana kadar.

Nihayetinde Mustafa Sungur Ağabey Köy Enstitüsünü bitirir ve köyüne öğretmen olarak geri döner ve yine kendi köyde öğretmenlik yapmaya başlar.

Mustafa Sungur, köy enstitüsünden mezun olduktan sonra, köyde öğretmenlik yapmaya başladı. Öğrenciliği sırasında bilgi sahibi olmaya başladığı Bediüzzaman ve Risâle-i Nur’u, bu öğretmenliği sırasında, Emirdağ Lâhikası’nda “Hafız Ali’nin tam vârisi” olarak vasıflandırılan ve ismi çok zikredilen Ahmet Fuat Efendi ile Safranbolulu Keçeci Mehmet Efendi vasıtasıyla 1946 yılında tanıdı. Çalışlar Köyü’nde öğretmenliğini sürdürürken Bediüzzaman Said Nursî’yi ziyaret etti. Kısaca ona da Risale-i Nur’a hizmet etmek nasip oldu.

“Nurun küçük kahramanlarından Mustafa Sungur ve Rahmi’nin az bir zamanda eski harfle, Mustafa Sungur’un gayet mükemmel, Meyve’nin 11. Meselesi Hatimesi ile Rahmi’nin Gençlik Rehberi’ni eski harflerle güzelce yazmaları ve Kastamonu’dan gelen kitaplarım içinde bize göndermeleri, hakikaten benim için yeni biraderzâdelerim bir Abdurrahman ve Fuad dünyaya gelmiş gibi beni memnun ediyor.”

Elbette Hizmet meydanlarında geçen bir ömür bu kadar değil… Fakat biz şimdilik bu kadarla yetinelim ve mektuba geçelim.

İşte Başbakanlık Cumhuriyet arşivinden aldığımız 11 mektubu sizlerin istifadesine sunuyorum.

Araştırmacı Yazar: Ufuk TİDİM

——————-

İhsan Atasoy, Mustafa Sungur, Nesil Yayınları, Aralık 2012 İstanbul, 21-30

http://www.nurnetorg/mustafa-sungur-abi-kimdir-1929-2012/

Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 17-97-22.

 

İşte o mektup:

Daha rahat okumak için alttaki başlığı tıklayınız.

Merhum Mustafa Sungur Ağabeyin Başbakan Şemseddin Günaltay’a Gönderdiği Mektup(Pdf)

İlginizi Çekebilir

Seyyahların Tosya İzlenimleri

Seyyahlar, tarihin önemli tanıklarıdırlar. Tarihin kadim şahitleri ve taşıyıcıları olan seyyahlar yazdıklarıyla da başvuru kaynaklarından …

2 Yorumlar

  1. İsmail Cebecili

    Bakınız, CHP Başbakan’ı, o yıllarda kendilerini ikaz için yazılan bir mektubu kayda aldırmış, arşive koydurmuş ve muhafazası sağlanarak, günümüze gelmesine vesile olunmuş. Oysa bugün……?

  2. İbrahim H. Kılınç

    Ufuk Bey’i ve kastamonur.com’u tebrik ederim. Güzel bir çalışma. Bu öektubun tamamını ilk defa burada gördüm. Devamını bekleriz. Allah razı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Bediüzzaman'ın Yakın Talebeleri, Kastamonu Nur Talebeleri, Müdafaalar & Cevaplar, Risale ve Bediüzzaman Üzerine, Son Şahitler, Ehl-i Hizmet, Yazarlar
Şahsımla Yapılan Bir Mülâkat / M. Nuri BİNGÖL

Geçenlerde Nizip Sosyal Bilimler öğrencileri tarafıma bazı sualler yönelttiler. Be genç arkadaşlarımı, edebi hayata ilgi …

Kapat