MESNEVİ-İ ŞERİF’TEN SEÇMELER

Bunu paylaşınız

MESNEVİ-İ ŞERİF’TEN SEÇMELER – (I.CİLT)

Beyit Nu:

  • 1. Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor; ayrılıkları nasıl anlatıyor.

  • 2. Diyor ki: Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımla erkek de ağlayıp inlemiştir, kadın da.

  • 3. Ayrılıktan şahrem- şahrem olmuş bir gönül isterim ki iştiyak derdinia nlatayım ona.

  • 4. Aslından uzak kalan kişi, gene buluşma zamanını arar.

  • 5. Ben her toplulukta ağladım, inledim; iyi hallilerle de eş oldum, kötü hallilerle de.

  • 6. Herkes, kendi zannınca dost oldu bana; içimdeki sırlarımıysa kimse aramadı.

  • 7. Benim sırrım feryadımdan uzak değil; fakat gözde, kulakta o ışık yok.

  • 8. Beden candan, can da bedenden gizli değil; fakat kimseye canı görmeye izin yok.

  • 9. Ateştir neyin bu sesi, hava değil. Kimde bu ateş yoksa yok olsun o kişi.

  • 10. Aşk ateşidir ki neye düştü; aşk coşkunluğudur ki şaraba düştü.

  • 17. Balıktan başka herkes suya kandı; rızkı olmayanın da günü uzadıkça uzadı.

18. Ham, pişkin, olgun kişinin halini hiç mi, hiç anlayamaz; sözü kısa kesmek gerek vesselam.

  • 19. Bağı çöz ey oğul, niceye bir gümüşe altına bağlanacaksın?

  • 20. Kimin elbisesi bir aşk yüzünden yırtıldıysa, hırstan, ayıptan tamamıyla arındı o.

21. Sevin a sevdası güzel aşkımız bizim; a bütün illetlerimizin hekimi bizim.

  • 30. Her şey sevgilidir, aşıksa bir perde; diri olan sevgilidir, aşıksa bir ölü,

  • 31. Kimin aşka meyli yoksa kanatsız kuşa döner; eyvahlar olsun ona.

  • 34. Aynan biliyor musun, neden gammaz değil? Yüzünden toz, pas silinmemiş arınmamış da ondan.

  • 48. Daldılar da Tanrı isterse demediler; Tanrı da onlara insanın aczini gösterdi.

  • 49 . Tanrı isterse sözünü söylemediler dememden maksat, gönül kapalılığını anlatmak; yoksa eğreti bir hal olan “inşallah” sözünü unuttukları anlatmak değil.

  • 50. Nice “inşallah demeyen var ki canı, “inşallah”a eş olmuştur.

  • 78. Tanrı’dan edebi gözetmek için başarı dileyelim; edepsiz, Tanrı’nın lütfunden mahrum kalmıştır.

  • 79. Edepsiz, yalnız kendine kötülük etmez; bütün çevreye ateş salar.

  • 107. Hastalığı ne safradandı, ne sevdadan.Her odunun kokusu dumanından duyulur.

  • 108. İniltisinden anladı ki o, gönül iniltisi. Bedeni sağ-esen; aşka tutulmuş, gönlünü kaptırmış o.

  • 109. Aşıklık gönül iniltisinden belli olur; gönül hastalığı gibi hiçbir hastalık yok.

  • 110. Aşığın hastalığı hastalıklardan apayrıdır; aşk Tanrı sırlarının usturlabıdır.

  • 111. Aşk ister bu yandan olsun, ister o yandan; sonunda o yana bir kılavuzdur bize.

  • 132. Can dedi ki: Doyur beni, açım çünkü; tez ol, vakit keskin bir kılıç çünkü.

  • 133. Ey arkadaş, sufi, vaktin oğludur; yarın demek yol şartından değildir.

  • 138. Perdeyi kaldır, çırçıplak söyle; çünkü ben, güzelle gömlekli olarak yatıp uyumam.

  • 147. Hekim yumuşak yumuşak, nerelisin sen diye sordu; çünkü dedi, her şehir halkının, ilacı ayrıdır.

  • 161. Bakalım diyordu, kimin adı anılınca nabzı atacak; kimin adı anılınca nabzı şiddetle atarsa dünyada canının dilediği odur.

  • 175. Sırrın gönülde kaldıkça dileğin daha tez meydana gelir dedi

  • 176. Peygamber, sırrını gizleyen dedi, tez muradına erişir, dileğine eş olur.

  • 209. Tavus kuşunun da düşmanı ayaklarıdır. Nice padişah vardır ki gücü kuvveti öldürmüştür onu.

  • 216. Bu dünya bir dağdır, yaptıklarımızsa ses; ses yankılanır, gene bize döner-gelir dedi.

  • 297. Harf kaba benzer, ondaki manaysa suya.Mana deniziyse kitabın aslı, katında olandır.

  • 483. Kim zahitliğe kalkışır da dünyadan vazgeçmeyi kurarsa dünya ona daha da kendini gösterir, daha da ziyade yaklaşır.

  • 503. Ayrılıklar gidiştedir, yolun aslında değil.

  • 573. Uyanıklık dedikodusunda kaldıkça rüyadaki konuşmadan nasıl bir koku alabilirsin?

  • 582. Şu duyulan dedikodu, toza toprağa benzer; bir zamancağızda aklını başına al, susmayı huy edin.

  • 639. Hangi işe gönlün akıyorsa o işi yapmada kendi gücünü apaçık görür durursun.

  • 643. Çünkü her kuş kendi cinsine doğru uçar durur; kendisi geridedir, canıysa ilerde mi ilerde.

  • 769. Öküzün rengini dışından ara, insanın rengini içinden; ister al olsun, ister sarı.

  • 820. Tanrı, birisinin perdesini yırtmak isterse, gönlüne,temiz kişileri kınama isteği verir.

  • 821.Fakat Allah, birisinin ayıbını örtmek isterse o kişi nefis yüzünden ayıplara bulanmış kişilerin bile ayıplarını söylemez.

  • 822. Allah bize yardım etmek dilerse gönlümüze, ağlayıp inleme isteğini verir.

  • 825. Nerde akarsu varsa orada yeşillik vardır; nerde akan gözyaşı varsa oraya rahmet gelir.

  • 826. İnleyen dolap gibi gözlerinden yaşlar saç da can alanından yeşillikler bitsin.

  • Gerçekten de her cins kendi cinsinden tat alır. Bak da seyret; parça buçuğun tadı kendi tümündendir.

  • 1052. Şu üç şey için dudağını az oynat: Gideceğin yol, para, bir de tuttuğun mezhep.

  • 1066. Zati sözlerle kitaplar tuzaklara benzer; tatlı söz, ömrünüzün suyunu emen kumdur.

  • 1067. Bir kum var ki su, onun içinden kaynar; bu pek az bulunur; yürü de onu ara.

  • 1068. Hikmet arayan hikmet kaynağı olur; o kişi elde etmeye çalışmaktan, sebebe yapışmaktan vazgeçer artık.

  • 1272. Allah yüze, bildirici adını takmıştır; arif kişinin gözü de yüze dalmış gitmiştir.

  • 1273. Renkle koku, çan gibi gammazdır; atın kişnemesi, atın varlığını bildirir.

  • 1324. İnsanlarda gördüğün nice zulümler var ki bunlar, onlara vuran huyundur senin.

  • 1566. Dostların vefası böyle mi olur? Ben şu hapiste kalayım, siz gül bahçesinde gezip tozasınız.

  • 1569. A dostlar siz boyu posu düzgün, yanı-beli uygun eşlerinizle zevk içindesiniz; bense kendi kanımla dolu kadehler içmedeyim.

  • 1570. Bana yardım etmek istemeseniz bile hiç olmazsa beni anarak bir kadeh şarap için.

  • 1571. İçerken de bu topraklara döşenmiş düşkünü anın da bir yudumcuğunu toprağa dökün.

  • 1573. Bu kulun ayrılışı, ayrılığa düşmesi, kötü kulluktansa, kötüye kötülük edersen aramızda ne fark kalır?

  • 1615. Sende bir Nemrud var, ateşe atılma; atılmak istiyorsan önce İbrahim ol.

  • 1621. Bilgisizlik bile olgun kişide olursa, hüner kesilir; fakat bilgi bile olgun olmayanda bilgisizlik olur gider.

  • 1630. Yemek de olguna helaldir, söz de. Sen olgun değilsin; yeme dilsiz kesil.

  • 1631. Çünkü sen kulaksın, oysa dil; senin cinsinden değil o. Allah kulaklara “susun” buyurdu.

  • 1633. Söz söylemeyi öğrenmesi için bir zaman dudaklarını yumması gerek.

  • 1638. “Evlere kapılarından girin,” isteklerinizi, sebeplerine sarılarak dileyin.

  • 1647. Sen ne bilirsin gözyaşının kadrini (zevkini) çünkü görmedikler gibi ekmeğe aşıksın sen.

  • 1648. Şu dağarcığı ekmekten boşaltırsan değerli incilerle doldurursun.

  • 1653. Bilgi de helal lokmadan doğar, hikmet de; aşk da helal lokmadan meydana gelir, merhamet de.

  • 1654. Bir lokmadan haset doğarsa, seni faka düşürürse, bilgisizlik, gaflet meydana gelirse, o lokmayı haram bil.

  • 1654. Hiç buğday ekersin de arpa biter mi? Attan sıpa doğduğunu gördün mü hiç?

  • 1655. Lokma tohumdur, verdiği şey de düşünceler. Lokma denizdir, incileri düşünceler.

  • 1656. Ağza alınan helal lokmadan, gönülden kulluğa bir akış, öbür dünyaya gitmeyi kuruş doğar.

  • 1738. Harf de nedir ki düşünesin; harf, söz nedir? Üzüm bağının çitten duvarı.

  • 1739. Harfi de, sesi de, sözü de birbirine vurup kırayım da şu üçü de olmadan konuşayım seninle.

  • 1810. Allah aşkına gülü anlatmayı bırak, gülden ayrılmış bülbülü anlat.

  • 1908. Bir yerde olmazsa gül, kokusu geldiğini gördün mü; bir yerde şarap olmadıkça orada şarap olmadıkça orada şarabın köpürüp coştuğunu seyrettin mi?

  • 1909. Koku sana kılavuzdur, yol gösterir, ölümsüz cennete, Kevser’e dek götürür seni.

  • 1910. Koku gözü ışıtan bir ilaçtır; Yakub’un gözü bir koku yüzünden açıldı.

  • 1911. Kötü koku göz karartır; Yusuf’un kokusuysa göze yardım eder.

  • 1912. Sen de değil mi ki Yusuf değilsin, Yakup ol; onun gibi gözyaşları dök, coş.

  • 1913. Bu öğüdü, Gazneli hakimden duy da eski bedeninde bir yenilik bul:

  • 1914. Nazlanmak için gül gibi bir yüz sahibi olmak gerek; böyle bir yüzün yoksa, bari kötü huylu olmanın çevresinde dönüp dolaşma.

  • 1915. Çirkin yüzlünün nazı da çirkindir; gözün hem kör olması, hem de ağrıması pek güçtür.

  • 1916. Yusuf’a karşı nazlanma, güzellik satmaya kalkışma. Yalvarıp yakarmaktan, Yakup gibi ah etmekten başka bir şey yapma.

  • 1919. Baharlardan taş yeşerir mi hiç?Sen de toprak ol da senden renk renk güller bitsin.

  • 2244. Bu dirhem vermek, cömerde layıktır; aşıkın cömertliğiyse can bağışlamaktır.

  • 2250. Bu dünya geçicidir, aradığını geçmeyen dünyada ara. Görünüşün, şeklin sıfırdır senin; dilediğini manadan dile.

  • 2387. Bu söz, can memesinde süttür; güzel bir emen olmadıkça akmıyor.

  • 2442. Peygamber (asm) dedi ki: Kadın, akıllılara, gönül ehline adam akıllı üst olur.

  • 2443. Bilgisizlerse kadınlara üst olurlar; çünkü onlar sert, pek kaba kişilerdir.

  • 2596. Daha fazla aklı, anlayışı olan, her şeyi kokusundan anlar, tanır. Öbürüyse dudağını değdirir, dişine de vurur da anlar.

  • 2923. Perhiz, gerçekten de ilacın temelidir; perhiz et de canındaki gücü-kuvveti seyret.

  • 2942. Çiçek döküldü mü meyve baş gösterir; beden kırıldı mı can baş gösterir.

  • 2967. Yolu bilmiyorsan eşek neyi isterse, onun aksini yap; zaten doğru yol da budur.

  • 2969. Nefsin isteğiyle az dostluk et; çünkü Allah yolundan seni azdıran odur.

  • 3052. Tanrı’nın mekri de dünya malıdır; dünya malı bizi sarhoş eder; aldatır yıkar gider.

  • 3053. A yüce kişi, yoksullukla, hastalık, sana daha da iyidir; çünkü o gülümseme tuzağını kurar, sonunda seni düşürüverir.

  • 3070. Ham kişiyi ayrılık ateşinden başka ne pişirebilir; ikiyüzlülükten ne kurtarabilir.

  • 3074. Sevgilisi, kapıdaki kim diye bağırdı.Adam a gönüller alan dedi, kapıdaki sensin.

  • 3075. Sevgilisi, madem ki bensin, gel, içeriye gir dedi; ev dar, iki kişi sığmıyor.

  • 3077. Deve iğne yordamından geçmez.

  • 3126. Akıllı o kişidir ki çekilen beladan, dostların ölümünden ibret alır.

  • 3158. Şekilden geçip gönlünü arıtan kişi, gizli şeylere ayna kesilir.

  • 3159. Bizim gizli şeylerimiz de, hiç şüphe yok ki anlar; çünkü inanan inananın aynasıdır.

  • 3183. Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir.

  • 3222. Noksanlar, olgunluğun aynasıdır; o horluk, üstünlüğün, ululuğun aynasıdır.

  • 3224. Kendi noksanını gören kişi,olgunlaşmaya on atla koşar.

  • 3226. A sapık, olgunluk zannından, vehminden daha beter bir şey yoktur senin canında.

  • 3292. Hannâne direğinin iniltisini inkâr eden felsefeci, erenlerin duygularına yabancıdır.

  • 3323. İnsanlardan kaçan hayvanların hepsi, insanlara alışan hayvanlatdan aşağıdır.

  • 3324. Onların kanları, halka mübahtır; çünkü ulu akıldan kaçıyorlar; akılları tam değil.

  • 3391. Kötü bir yemek yiyenin(Kötü şeyler kuranın) içi bulanır, sonunda da yediğini kusar.

  • 3398. Nice bulanık şeyler vardır ki sen arı-duru sanırsın.

  • 3408. Senin duygu kulağın, harfleri anlasa bile gizli şeyleri duyan can kulağın, bil ki sağırdır.

  • 3439. Perde altındaki Hakim’in sözlerini dinle; nerde şarab içmişsen, oraya baş koy yat. (Halini, sarhoşluğunu, bilgisizlerden gizlemek gerek.)

  • 3475. Peygamber, “Ümmetimden öyle kişiler vardı yer ki benimle aynı yaratılıştadır; aynı himmettedir.

3476. Ben onları hangi ışıkla görüyorsam, onların canları da beni, o ışıkla görür” dedi.

  • 3526. “Kötü, ana karnındayken kötüdür;” fakat halkın halleri, bedenlerindeki belirtilerden anlaşılır, bilinir.

  • 3559. Aynayla terâzi, birisi incinir, utanır diye soluğunu keser mi hiç?

  • 3666. Meleklerin kanatları, insanların akıl kanatları gibidir hani. İnsanların akılları arasında da çok fark var.

  • 3731. Mal tohumdur, her çorak yere ekme; kılıcı, her kesicinin eline verme.

  • 3757. Haberleri te’vîl etme, kendini tevîl et; kendi kafana, kendi beynine kötü de, gül bahçesine değil.

  • 3785. Burnuna gizlilik âleminden bir koku gelmedikçe burnundan başka bir şeyi görebilir misin? Söyle.

  • 3810. Namaz ehli olmayanı öfke yeli, şehvet yeli, tamah yeli kapıp götürür.

  • 4017. Dileği sabır elde ettirir, tezlik değil. Sabret, Allâh doğruyu daha iyi bilir.

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

“Selam Kardeşim”

Yeni Zelanda’daki ilk şehidin, terörist katilin kamerasına yansıyan hoşgörüsüydü bu cümle. Ne o caninin içindeki …

Daha fazla Feyizli Sözler & Kıssalar & Dualar, Yazarlar
Engelleri Kaldırmak İçin / Yunus MÜREBBİ

K Ü R S Ü Yunus MÜREBBİ ENGELLERİ KALDIRMAK İÇİN Dün, şehrimizin cam kızı Aslı …

Kapat