Ana Sayfa / Yazarlar / Risale-i Nur Külliyâtı’nda Peygamber İmajları: Delil-i Nâtık / Prof. Dr. Himmet UÇ

Risale-i Nur Külliyâtı’nda Peygamber İmajları: Delil-i Nâtık / Prof. Dr. Himmet UÇ

Bediüzzaman klasik nebi ve resul kelimelerine zenginlik getirmiştir. Peygamberi anlamanın akli ve mantıki delillerini gözlemlere dayanarak ortaya koymuştur. Onunla peygamber algısı zenginleşmiş ve çok yönlülük kazanmıştır. O dini zenginleştirmiş tefekkürüne yeni boyutlar getirmiştir.

Peygamber imajlarının birisi  b ü r h a n –ı nâtıktır.

İnsanı, bütün hayvanatın mâdununa düşüren, insanın hadsiz zaaf ve aczi, fakr ve ihtiyacı, hem insanı bütün hayvanlardan daha bedbaht hâle getiren, vasıta-i nakl-i hüzün ve elem-i havf ve gam olan insanın aklı o nur ile nurlandığı vakit; insan, bütün hayvanat, bütün mahlûkat üstünde, o nurlanmış acz ve fakr ve akıl ile, niyaz ile, nâzenin bir sultan; ve fizar ile, nazdar bir halife-i zemin olur. Demek, o muarrif burhan-ı natık olmazsa, kâinat da, insan da, hatta her şey de hiçe iner. Elbette böyle bir bedi’ kâinatta, böyle bir muarrif zât elzemdir.Yoksa kainatta eflak da olmamalıdır.

Allah güçlüdür, kadirdir, alimdir, insan yaratılıştan aciz, fakir, aklı gam ve elem nakleder. Bu  garip canlı nasıl güçlenir Peygamber asm onun ile  Allah arasında vahyi kullanarak Onu Allah’a rapteder, ve insan aczi ile o kudrete sığınır ve nazenin bir sultan olur. Aklı bütün kainatı ve Allah’ın  sanatlarının yorumlar onu , varlıkları anlayan  ve hayatına müdahale eden bir halife durumuna getirir. Bütün bunlar muarrif burhan-ı nâtık olan Peygamberimiz asm sayesinde olur. O hem Allah’ı bilen bir muarrif, hem insanı bilen bir muarriftir, ikisi arasında konuşan bir delildir, insana yol gösterir.işte bürhan-ı nâtık bu demektir. Bunun  ayrıntısı bir kitap olur.

Bürhan-ı Natık Bediüzzaman’ın lisanında aşağıdaki cümledir.

“Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm, şu kâinatın mevcudatı gibi, Hâlık-ı Kâinatın vücuduna ve vahdetine kendi zâtı delâlet ettiği gibi, o kendi delâlet-i zâtiyesini, bütün mevcudatın delâletiyle beraber, lisanıyla ilân etmiştir.” Burada

Peygamberimizin vücudu kainatı yaratanın vücut ve vahdetine delildir.Peygamberin varlığı kainatı yaratanın hem vücuduna hem de birliğine delildir, Peygamber bir ise Allah da bir, Allah birse peygamber de bir. Peygamberin varlığı Allah’ın hem birliğine hem de varlığına delildir. Muhtelif varlıkların birlik içinde hayata hizmeti peygamberin birliği ile bağlantılı.Peygamberin varlığı Allah’ın da vahdetinin delili.Varlığı tek elden bütünlük içinde idare birlik, peygamberin varlığı bu birliğin de delili. Allah’ı kainatı birlik ve vahdeti bir peygamber izah edebilir. İkinci bir el işi bozar, düzeni karıştırır.varlığın tek elden birlik içinde idaresini söyleyen peygamber. İlk defa insana bu birlik temasını anlatan peygamber.

Peygamber. İlk defa bu temayı izah eden O, öyle olduğu için.

“Demek, o muarrif burhan-ı nâtık olmazsa, kâinat da, insan da, hatta her şey de hiçe iner. Elbette böyle bir bedi’ kâinatta, böyle bir muarrif zât elzemdir. Yoksa kâinat ve eflâk olmamalıdır.

Güzellik de onun varlığı ile ortaya çıkmıştır. Bu cümleler okunuyor ama onlar arasındaki mantık düzeni, metin okuma çok nadir. Bu okuma teknikleri  ile ayrıntıyı görmek bir tarafa, metinlerin satırlar arasına gömülmüş manalarını çözmek de imkansız.

İlginizi Çekebilir

Türkiye’deki Kesintisiz Darbe Süreci / Vehbi KARA

“Eşek olmaya gör, sırtına semer vuran çok olur” demiş atalarımız. Biz de tam bu söze …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Selçuklular, Beylikler ve Osmanlılar Döneminde Kastamonu Çevresinde Ahiler*

*Yrd. Doç. Dr. Cevdet YAKUPOĞLU Kastamonu Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü ÖZET Kastamonu, Selçuklular …

Kapat