Ana Sayfa / RİSALE-İ NUR & BEDİÜZZAMAN / Bediüzzaman'ın Talebeleri / Bediüzzaman'ın Yakın Talebeleri / Risale-i Nur’u Boyasına Bulandırmadan Aksettirişine Hayran Olmuştum

Risale-i Nur’u Boyasına Bulandırmadan Aksettirişine Hayran Olmuştum

Bunu paylaşınız

Nurlu mektup…

Yazar: Latif Erdoğan

Hüsnü Bayram Abi ile ilk vicahi görüşmemiz yirmi sene kadar öncesine dayanır. Risale-i Nur’u kendi rengine, kendi boyasına bulandırmadan saf ve duru haliyle adeta bir reşha gibi aksettirişine hayran olmuştum.

Sözü Bediüzzaman Hazretlerinin şahsına getirmiş, onun zühtünü, verasını, takvasını ve nasıl bir ahlak-ı hamideye sahip olduğunu uzun uzun anlatmıştı. Sohbetinin sonu hitamühül miskti. Şöyle demişti: Üstadımız güzel koku sürmeyi ihmal etmez, sürekli kullanırdı. Fakat bunu da azami ihlas adına yapardı. Yani kendi teninin güzel kokusunu gizlemek için bu kokuları sürerdi.

Evet, sizler de o manevi kokunun ne olduğuna mutlaka aşinasınızdır. Dünyada benzerine rastlamanın mümkün olmadığı o güzel kokuyu, ya bir veli kulu ziyaretinizde, ya bir zikir halkasının nefes kesen rayihasında ya ihlas donanımlı bir Kur’an tilavetinde ya da berzaha göçmüş Allah dostlarının kabirlerinde selam almaya mukabil gelen ve adeta bütün mahiyetinize yayılan güzel kokularda duymuş, hissetmişsinizdir.

Allah’ın sevgili kullarındaki bu hal elbette onların Peygamber izinden gidişlerinin ve Peygamber Efendimizin varisi alimlerden oluşlarının da bir işaretidir. Nitekim Hz. Ayşe validemiz şöyle buyururlar: Allah Resulünün teni ve teri o kadar güzel kokardı ki, o terlediğinde biz hemen onun terini alır ve kokularımıza karıştırır yani tefarik yapardık.

Birkaç hafta önce nasip oldu, Hüsnü Bayram Abiyi ziyaret ettim. Risale-i Nur’u yine aynı saflığında, aynı duruluğunda aksettirdiğini görmek beni sonsuz sürura gark etti. Geçen yıllar, seneler onu asla aşındırmamış sadece hizmet aşkını, hizmet şevkini artırmıştı.   

1950 yılında henüz 15 yaşında çiçeği burnunda bir delikanlı iken tanıdığı, rahle-i tedrisine oturduğu Üstadından o, tam on yıl ilim, irfan ve feyiz massetmiş, ömrü boyunca da sadakat ve vefasından zerrece taviz vermeden Üstadından gördüklerini, onunla yaşadıklarını talipleriyle paylaşmış durmuştur. Sadece aklıyla, kalbiyle, ruhuyla değil adeta bütün mahiyetiyle hizmet-i imaniye ve Kur’aniyeye kilitlenmiş bu mümtaz şahsiyet elan da irşat vazifesini külli ve umumi manada deruhte etmekle meşguldür.

Geçtiğimiz günlerde, Hüsnü Bayram Abi, basına da yansıyan şekliyle bir mektup neşretti. Önümüzdeki yerel seçimlerde niçin Ak Partinin ve Cumhur ittifakının desteklenmesi gerektiğini Risale-i Nur’a dayalı teorik ve Bediüzzaman Hazretlerinin icraatına dayalı pratikleri referans alarak değerlendiren, yorumlayan ve hükme bağlayan bu mektup, selim bir aklın, keskin bir ferasetin ve istikballe musafaha eden bir basiretin şekillenmiş yankısı mahiyetindeydi.

Mektup uzun. Ben, şahsı maneviyi temsilen yazıldığı için herhangi bir mektuptan daha öte mana ifade eden bu nurlu mektubun son bölümünü teberrüken sizlerle paylaşmak niyetindeyim:  

“Üstadımızın 1957 erken seçimlerinde hareket tarzını bizatihi şöyle gördük:

Ehl-i dalaletin komitelerinin bu zamanda Reis-i Cumhurumuz Recep Tayyib Erdoğan aleyhinde ittifak ettikleri gibi, 1957 seçimlerinde de Adnan Menderes’in aleyhinde ittifak etmişlerdi. Vatan, millet ve memleket aleyhinde tehlikeyi gören Üstadımız ile birlikte hayatında ilk defa rey kullanılacağı sandığa gitmiştik. Aziz Üstadımız sandık başkanına “Bana Demokratların pusulasını ver evladım” dediler. Açıktan Demokrat Parti pusulasına parmak bastılar.

Şimdi de aynı hal daha dehşetli bir surette cereyan ediyor. Sadece dahilde değil hariçten de çok düşmanlar insanları aldatarak aziz vatanımızda istikrarı bozmak ve hükümeti zayıflatmak için her türlü bahaneyi istimal ediyorlar. Aynen öyle de bu seçimler her ne kadar mahalli seçimler olsa da, sonuçları itibariyle bütün memleketi ilgilendiren bir meseledir. Hükümetin meşruiyetine darbe vurmak ve asayişi bozup memlekette anarşi çıkarmak isteyenler, seçimlerde hükümet aleyhine çıkacak bir neticeyi; vatan, millet ve memleket aleyhine Allah muhafaza istimal edebilirler. Buna karşı aynen Üstadımız gibi bizler de vatan, millet ve İslamiyet namına Cumhurbaşkanımızın intihap ettiği adayları destekleyeceğiz.”

 

Yeni Akit

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin Berat Gecesi Mektubu

ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ … Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Bediüzzaman'ın Yakın Talebeleri, HABERLER & Yorumlar, Seçme Yazılar
Mısır Vilayeti’nden Dersaadet’e Bir Zürafa Hikayesi…

Sultan II. Mahmud’u güldüren bir garip zürâfa hikâyesi Mısır Vilayeti’nden Dersaadet’e Bir Zürâfa Hikayesi… 1823-24 …

Kapat