Ana Sayfa / KÜLTÜR – SANAT – FİKRİYAT / Makaleler / Sahih-i Buhari’ye Atılan Iftiralar

Sahih-i Buhari’ye Atılan Iftiralar

Sahih-i Buhârî’de Zayıf Hadis Yoktur

Hadis karşıtları, kimi kandırırsak kâr düşüncesiyle olmadık iddiâlar ileri sürmüşlerdir. Yeterli bilgisi olmayanları kandırmayı bir kazanç saymışlar, “adam sahîh hadisleri topladığını söylüyor, ama sahîh hadislerin hepsini toplamıyor” diyerek Buhârî’yi kusurlu göstermeye çalışmışlardır. Hâlbuki hadis ilmiyle az da olsa meşgul olanlar, imâm Buharî’nin bütün sahîh hadisleri bir araya getirmek gibi bir niyeti olmadığını bilir.

İmâm Buhari’nin bütün sahîh hadisleri toplamadığı, kitabının adında geçen kısa ve öz anlamındak “muhtasar”kelimesinden de anlaşılmaktadır. İmâm Nevevi, halk arasında Sahih-i Buhârî diye bilinen eserin asıl adının el-Câmi’u’l-müsnedi’s-sahîhi’l-muhtasar min umari Resülillâh sallallahü aleyhi ve sellem ve sünenihî ve ey yâmih olduğunu söylemektedir.322 Evet İmâm Buhârî bu eserini bizzat kendisinin topladığı 600.000 hadisten seçerek meydana getirdi. Ama kitabın hacmini büyütmemek için, topladığı sahîh hadislerin tamamını kitâbına almadı. Zaten bu ünlü eseri hocası İshâk ibni Râhüye’in arzusu üzerine derlemişti. İbni Râhüye de sadece sahîh hadislerden oluşan “muhtasar” bir kitap yazılmasını istiyordu. İmâm Buhârî de öyle yaptı.

Şunu bir daha vurgulayalım ki, Sahîh-i Buhârî’nin adındaki muhtasar kelimesi, İmâm Buhârî’nin sahîh olan bütün hadisleri derlemeyi düşünmediğini ayân beyân göstermektedir.

Şimdi haklı olarak şu soruyu soralım:

Sahih-i Buhârî’nin bütün sahîh hadisleri kapsamadığını söyleyerek onu tenkide yeltenenler, acaba “muhtasar” kelimesinin anlamını mı bilmiyorlar? Yoksa onlar, İmâm Buhârî’nin bütün sahîh hadisleri derlemek gibi bir düşüncesi olmadığından haberdâr mı değiller?

İmâm Buhârî’nin talebesi olan İmam Tirmizî, hocasının Sahih-i Buhârî’de bulunmayan birtakım hadisleri de “sahîh” diye değerlendirdiğini söylemektedir.323 İmam Tirmizî’nin verdiği bu bilgide, Buhârî ’nin bütün sahîh hadisleri derlemeyi düşünmediğini göstermektedir.

Meselenin bir de başka yönü vardır:

lmâm Buhârî bir hadisi kitâbına yazacağı vakit önce abdest alır, iki rekât namaz kılar, bu ihlâsı ve titizliği sebebiyle bir günde ancak iki hadisi kitabına alırdı. Bunun içindir ki, Sahih-i Buhârî’yi altmış yıllık ömrünün on altı yılında tamamladı. Ona göre 500.000 kadar sahîh hadis tarîki vardı. Şâyet bütün sahîh hadisleri bu usülle bir kitap ta toplayacak olsaydı, yaklaşık 700 sene yaşaması gere. kecekti. Kaldı ki İmâm Buhârî kitâbına mükerrersiz 4.000 sahîh hadisi yazmakla yetinmedi, bu hadisleri fıkıh bâblarına göre sıraladı ve onlardan çıkardığı fıkhî meseleleri “terceme” dediğimiz bâb başlıklarında geniş geniş ele aldı. Onun içindir ki, “İmâm Buharî’nin fıkhî görüşleri, Sahîh’inin bâb başlıklarında bulunur” denmiştir.

Sahih-i Buhârî’de İnanca Aykırı Hadis Yoktur

Hadis karşıtlarının maksadı, hadislerden şüphe ettirmektir. Yaftaları da hazır: “Peygamber böyle şey söylemez; bu hadis uydurmadır.” Ellerindeki ve dillerindeki bu yaftayı, karalamak istedikleri hadisin üstüne yapıştırıyorlar. Onların, inanca aykırı diye karalamak istedikleri Sahih-i Buhârî’deki hadîs-i şeriflerden biri şudur:

“İnsanlar uğursuzluğun üç şeyde; atta, kadında ve evde bulunduğunu zannederler.”324

Islâm öncesi Araplar uğursuzluğun yukarıda sayılan üç şeyde bulunduğuna inanırlardı. O devirde insanlar at, kadın ve ev ile hep birlikte ve âdetâ iç içe yaşadıkları için, uğursuzluğun, hayırsızlığın onlarda bulunduğunu kabul ederlerdi. Peygamber Efendimiz de bu ifadesiyle, lslâm’da böyle bir inancın bulunmadığını, bu anlayışın yanlış oldugunu söylemiştir.

Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem bir başka hadîs-i şerifinde ise:

“Eğer uğursuzluk diye bir şey olsaydı, o kadında, atta ve evde olurdu” buyurmuş,325 uğursuzluğun olmadığını, şâyet uğursuzluk olsaydı, bunu her gün birlikte yaşanılan şeylerde aramanın daha doğru olacağını hatırlatmıştır. Neden böyledir?

Çünkü kötü kadın, diliyle ve anlayışsız tavırlarıyla eşinin huzurunu kaçırır.

Kötü at huysuz olur, ona rahat binilmez.

Kötü ev ise, darlığı veya bitişiğindeki kötü komşusu yüzünden insanı rahatsız eder.

Burada sâliha bir eşe, rahat bir eve, iyi bir binite sahip olmayı mutluluk sebebi kabul eden; kötü bir eşe, kötü bir eve ve kötü bir binite sahip olmayı da mutsuzluk sebebi sayan hadis-i şerifi hatırlamalıdır.326

Uğursuzluk hakkındaki hadis-i şerif sahîh olduğu için, onu İmâm Mâlik, Ahmed ibni Hanbel, Müslim, Ebü Dâvüd, Tirmizî ve Nesâî de rivâyet edip kitaplarına aldıkları halde, muhaddis düşmanlarının onları değil de sadece İmâm Buhârî’yi dillerine dolamalarını acaba neye bağlamak gerekir?

Esâsen İslâm inancında uğursuzluk anlayışının bulunmadığmı göstermek için bu hadîs-i şerifi kitabına alan İmâm Buhârî’ye teşekkür etmek gerekmez mi?

Ama Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahîh iki kitap olarak kabul edilen327 Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim’e kara çalmaya kalkanların maksadı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir.

Sahih-i Buhârî’de kadınları aşağılayan hadisler var diye iftirâ ederek kadınları bu en güvenilir hadis kitabından soğutmak, hadis karşıtları için çok önemli bir kazançtır. Acaba onlar: “Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyetimi tutunuz”328 hadîs-i şerîfinin Sahih-i Buhârî’de iki yerde geçmesine ne diyecekler? Kaldı ki Müslümanların iftihâr vesilesi olan bu eserde, anne olduğu için kadının değerini gösteren ve ona iyi davranmayı emreden daha birçok hadis-i şerif vardır.

M.Yaşar Kandemir – Hadis Karşıtları Ne Yapmak Istiyor,syf.226-230

Dipnotlar:

322. Nevevi, Mâ Temessü ileyhi hâcetü’l-karî li-Sahîhi’l-Buhârî, s. 39.

323. İbni Kesîr, İhtisâru ulümi’l-hadîs (Şâkir), s. 25.

324. Buhâri, Cihâd 47, nr. 2858.

325. Buhârî, Cihâd 47, nr, 2859.

326. Ahmed ibni Hanbel, Müsned, l, 168, nr. 1445; Elbânî, Sahihu’t-tergîb ue’t-terhîb, ll, 403, nr. 1914.

ilimcephesi.com

İlginizi Çekebilir

Güzel Oğlanlar, Yakışıklı Kadınlar

Erkekler, toplumsal işbölümünün değişmesiyle yitirdikleri iktidar sayesinde özgüvenlerini kaybetti; giderek daha da kararsızlaştı. Kadınlar ise …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Makaleler
Asabiyetin Tebliğe Menfi Etkisi

Yazan: Prof. Dr. Adem Apak Sakif kabilesi ileri gelenlerinden Ümeyye b. Ebi Salt, Ebû Süfyan'a …

Kapat