Ana Sayfa / Yazarlar / Seçim – Geçim / Hasan ERDOĞAN

Seçim – Geçim / Hasan ERDOĞAN

Nihayet seçim bitti.
Yeni bir dönem başladı.
Kimileri 2. Kimileri 3. Cumhuriyet diyor.
Kim ne derse desin.
Biz de diyoruzki: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Hiç olmayacak ittifaklar nifaklar oldu. Beş benzemezler bir araya geldi, statükoyu muhafaza ve koltuk için. Bunun maddi manevi bedelini sebeb olanlar verir elbette.
“Menfaat üzere dönen siyaset canavardır” diyor asrın imamı Bediüzzaman Said Nursi r.a.

Bizim kuşak bilir yeni kuşak bilmez. Güneş Motel’de Ecevit’in CHP’sı,  Demirel’in Ap’sinden 11 milletvekiline Bakanlık vererek kurduğu hükümet. Ve zulümler, yolsuzluklar ve üniversitelerde işgal ve akan kanlar. 5 bin civarında ülkenin en idealist gençleri birbirine kırdırıldı. En garibi arkasındaki el hep aynı. Abd İng. İsrail şer üçgeni.

Bu hep böyle oldu ve oluyor. Buna elbette biz Müslümanların da gafleti ve ittihad ve ittifak edemesi fırsat veriyor. Maalesef ve maatteessuf. Vá esefa.
Sonrasında gelen 12 Eylül darbesinde Mamak başta olarak cezaevlerinde yaşanan zulümler, cinayetler…
Ve akabinde siyasete dizayn ve ayar v.s.
28 Şubat, 17/25, ve son 15 Temmuz “Altın nesil”le Abd+İngiliz+İsrail ortak yapımı darbe teşebbüsü ve hala bunu kabul etmeyen ve geri adım atmayan FETÖ…
Ki en az on yıl kapanmayacak bir yara bu Feto fitnesi. Tabi bu arada Feto yüzünden mağdur olan mazlumlar ve aileler var. Bunu itiraf eden İdareciler var ama gereğini yapan yok.
İşte bu seçim bu yüzden önemli idi.
Bu asil millet yine ince ayar yaptı.
Reis-i Cumhura EVET, Ak Partiye İKAZ  dedi.

Yıllardır Kastamonu’dan milletvekili çıkaramayan CHP bazı safdiller ve aldananlar yüzünden bu sefer çıkardı. Yaklaşık 15 ilde böyle.
Ak Parti’nin de başkanı olan Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan karizmatik liderliği ile bunun değerlendirme ve analizini ve gereğini yapacaktır.

Benim gibi çokları son ana kadar Risale-i Nurların basımının tamamlanması ve Ayasofya’nın câmi olarak açılmasını bekledi. Olmadı olamadı nedense?
Biz hikmeti hükümeti tam bilmiyoruz. Lâkin 1950’lerde Bediüzzaman Said Nursi r.a Hz.lerinin DP’ye hususan devrin Başbakanı Adnan Menderes’e bu hususta ısrarına ve ikazına binaen biz de vatan millet din namına istiyoruz.
Bunu şahsi değil milli bir dava, vatan-millet menfaati için istiyoruz.

Gelelim GEÇİM derdine.
Ak Parti dönemindeki en yüksek enflasyon ve kur. Esnaf ve orta direk sıkıntıda. Buna acil çözüm lâzım.
İŞ ve AŞ önemli. Allah c.c. kimseyi açlıkla imtihan etmesin. Zor.
Hz. Peygamber ASM Efendimiz “Her şeyi unutturan fakirlikten ve azdıran zenginlikten sana sığınırım” buyurdukları hikmetli sözleri bunu teyit ediyor.

Tabi bir de Bediüzzaman Said Nursi r.a Hz.lerinin İktisat Risalesinde işaret ettiği;
“Hattâ hayal nereye gitse, ihtiyaç dairesi dahi oraya gider. Orada da hâcet vardır. Belki her ne ki elde yok, ihtiyaçta vardır. Elde olmayan, ihtiyaçta vardır. Elde bulunmayan ise hadsizdir.
Sözler – 211

Lezaiz çağırdıkça “Sanki yedim” demeli. Sanki yedim düstur eden, bir mescidi yemedi.
{(*): İstanbul’da Sanki Yedim namında bir mescid var. “Sanki yedim.” diyen adam, hevesinden kurtardığı paralarla bina etmiş.}
Eskide ekser İslâm filcümle aç değildi. Tena’uma ihtiyar bir derece var idi.
Şimdi ise, ekserî açlığa düştü kaldı. Telezzüze ihtiyar, izn-i Şer’î kalmadı.
Sevad-ı a’zam, hem ekseriyet-i masumun maişeti basittir. Tagaddi besatetiyle onlara tâbi’ olmak
Sözler – 723

(Haşiye): İktisadsızlık yüzünden müstehlikler(tüketiciler) çoğalır, müstahsiller (üreticiler)azalır. Herkes gözünü hükûmet kapısına diker. O vakit hayat-ı içtimaiyenin medarı olan “san’at, ticaret, ziraat” tenakus eder. O millet de tedenni edip sukut eder, fakir düşer.
Ramazan – 37

Bedeviyette bir adam dört şeye muhtaç iken; medeniyet yüz şeye muhtaç ve fakir etmiştir. Sa’y masrafa kâfi gelmediğinden hileye harama sevketmekle, ahlâkın esasını şu noktadan ifsad etmiştir. Cemaate nev’e verdiği servet haşmete bedel, ferdi şahsı fakir, ahlâksız etmiştir.
Tarihçe-i Hayat – 132

Bunun gibi çok önemli ikazları var Risale-i Nur’da. 
Yeni nesil yüksek beklenti içinde, maneviyatı düşük. Adeta bu dünyada cennet istiyor. 
Yok böyle bir şey. Burası dárul imtihan. Ücret ve mükâfat yeri değildir. 
Kanaatsizlik, şükürsüzlük umumî hastalık. 
Allah c.c. ákıbetimizi  hayreylesin. AMİN. 
SELAM VE DUA İLE SAYGILAR.

Yazar : Hasan ERDOĞAN

1957 Kastamonu doğumlu. İlk orta lise öğrenimini Kastamonu'da, yüksek öğrenimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Bl.1975-1981'de tamamladı. 1979'da sıkıyönetim ve Ecevit zamanında tutuklandı. 12 gün Kastamonu Cezaevinde, 60 gün Mamak Askeri Cezaevinde zahiren suçsuz yattı. Ve siyaseti bırakıp bir tarikata bağlanma kararı aldı. 1979 sonbaharında M.FEYZI Efendi r.aleyh'i ve dolayısıyla Risale-i Nur'u ve dershaneleri tanıdı. 12 eylül darbesinde sonra NURCU'LUKTAN tutuklandı. İnayet-i İlahi ile 4.gün tahliye edildi, 6.6.1981'de o dönemdeki ilk beraat ve eserlerin iade kararını aldı. Askerlik görevini Kıbrıs'ta sakıncalı Asteğmen olarak tamamladı. Yongapan. A.Ş muhasebede işe başladı. Askerde evlendi 3 kızı 1 oğlu oldu.1989-1990 arası 3 donem Kastamonu Meslek Yüksek Okulu'nda işletme finansmanı ve borçlar hukuku dersi verdi. 1991'de gazeteciliğe başladı, sarı basın kartı aldı. 1994-1996 yıllarında İstanbul'da Damanyolu Tv'de çalıştı. Uyuşamayıp ayrıldı. Ve cep telefonu bayiliği yaptı. Biricik oğlu M.FEYZI'nin 13.5 yaşında vefatıyla 2003'te ticareti bırakıp bir nevi inzivaya çekildi. Kısa süreli bazı gazetelerde çalıştı. Çeşitli makaleleri yayınlandı. "Hür adam" filminde fahri danışmanlık yaptı. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Sinema dalinda Yüksek lisans yapıyor. M.FEYZI Efendi r.aleyh'den duyduklarını kitap ve belgesel, Bediüzzaman Said Nursi hazretleri r.a film ve dizi yapma gayretinde.

Web Sitesi
Tüm Yazıları Göster

İlginizi Çekebilir

Osmanlı-Malay Dünyası Münasebetleri ve Uzakdoğu’da Halifenin İzleri-1

Sultan Abdulhamid-i Sani ile Moro Müslümanları 2003 senesinde ilk defa Filipinler Manila’ye gelmiştik. İki sene …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
‘Havva Olmasaydı Hiçbir Kadın Kocasına İhanet Etmezdi, İsrailoğlulları Olmasaydı Et Kokmazdı’ Hadisi Uydurma mı? / Osman COŞAR

Mealizmin her çıkmaz sokağında, her sıkıştığında joker hakkı gibi, can simidi gibi tutunduğu bir hadise daha …

Kapat