Ana Sayfa / Yazarlar / Seçimde Niçin Ak Parti? / Vehbi KARA

Seçimde Niçin Ak Parti? / Vehbi KARA

Bu seçimde bazı zatlar, Erdoğan ve Ak Parti’ye oy vermemeyi hatta hiçbir partiye oy vermemeyi düşünüyor. Bunun yanlış bir karar olduğunu dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım:
Ak Parti’nin eleştirebilecek bir çok yanı vardır. Makalelerimde çoğunlukla beğendiğim icraatlarını yazıyorum. Beğenmediğim ve hatalı bulduğum icraatları dahi açık sözlülükle dile getiriyorum. Ayasofya’nın ibadete açılması ve kadınların iş hayatına sokularak evinden uzaklaştırılmasına en çok karşı çıkan yazarım. Fakat burada kantarın topuzunu kaçırmamaya da özen gösteriyorum. Zira bir kişiyi veya bir müesseseyi değerlendirirken “hasenatı seyyiatına galebe ediyor mu?” yani “iyilikleri kötülüklerinden çok mu?” diye bakmak gereklidir.

Ruz-i Mahşerde gerçek adaletin sahibi olan Allah bu şekilde insanları mahkeme edeceğini buyurmuş. Bu durum biz kulların da değerlendirme yaparken bu hususa dikkat etmesini gerektiriyor.
Papaza kızıp oruç bozanlar, pire yüzünden yorganı yakanları çok görüyoruz. O halde bu duruma düşmemek için akıl ve izanla hareket etme mecburiyeti vardır.

Ak Parti ve başından beri yöneticiliğini yapmış olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkemize sayısını bu makale sınırları içinde yazamayacağım kadar çok güzel icraatlar yapmıştır. Ne yapılan yollar ne havalimanları ne nükleer enerji santralleri ne de sayısız milli savunma projeleri, anlatmakla bitmez.
Ak Parti, 16 yıl içerisinde devletimizi kendi sultasına alan, devleti ve kurumlarını kendi ideolojisine göre şekillendirmeye her fırsatta geyret eden ve halka yabanci tek partili CHP ideolojisini zirü zeber etmiştir.
Bu çağdışı ideolojisiyi halka zorla dayatan, müzmin başarısızlığına rağmen her zaman gayri ahlaki yollarla ve darbelerle gücü elinde bulundurmayı kendine davranış biçimi edinmiş, köhne, kokuşmuş, hiçbir düşünce derinliği bulunmayan bu zihniyetle gerçek bir mücadele vermiştir.

Bakın; bize yıllarca hürriyet ve özgürlüğün sembolü olarak gösterilen fakat masonların en büyük üstadlarından biri olan Demirel ile bir mukayese yapayım:
Demirel’in elinde de şapkasıyla heykelini diktiler. Bunu apaçık ve kasıtlı bir şekilde yaptılar. Bazı şeylere inanmak güç lakin gözümüzün içine baka baka bize ne fena şeyi yutturdular. Süfyan’ın en büyük marifetlerinden olan şapka, bu fena adamın eliyle meşrulaştırıldı. İşin kötüsü Risale-i Nurları okuyan insanlar dahi bu insanı övüp sena edebildi.

İnsan biraz haya eder. Bu şapka yüzünden Erzurumlu Şalcı Bacı’dan tut İskilipli Hocaya kadar binlerce insan idam edildi. Kaç insanın ocağı söndürüldü. Şimdi şapkayı sembol yapan Demirel’i onca fenalığı ortada dururken ve bir kere dahi nedamet etmemişken yerlere göklere sığdıramıyorlar. Peki niçin?

Çünkü tek perti ve CHP ideolojisine son nefesine kadar hizmet ettiği, sembollerinden asla vaz geçmediği için.

Demirel’in bilhassa 28 Şubat 1997 süreci ve sonrasında inanan insanlar arasında yaptığı yıkıma bizatihi şahit olduk, cuntacılarla beraber nasıl hareket ettiğini, senfoni orkestraları karşısında ve asker sivil brifinglerinde elindeki şarap kadehini kaldırarak; “İşte benim çağdaş Türkiyem” nutuklarını gördük.

Başörtülü kızlara; “Okumak istiyorlarsa Suudi Arabistan’a gitsinler” diyecek kadar alçalarak ulusalcılarla, bağnaz Kemalistlerle ve darbeci generallerle nasıl omuz omuza verdiğini, mason locaları ile olan irtibatını, hepimiz yaşadık ve gördük.

Kur’an-ı Kerim’deki; “şeriat ve cihad ile alakalı 272 ayet çağımıza uymuyor” diyerek dinden çıkmasına dahi şahit olduk. Hükmün sahibi ancak Allah’dır. Sen kim oluyorsun, mason uşağı?

İslam ve Müslüman düşmanlığını kendine en büyük siyasi program edinmiş bu seküler ideolojinin gücünü kırması ve bu ideolojiyi devlet yönetiminden uzaklaştırması için Ak Parti’yi desteklemek gerekiyor. Sadece bu bile Ak Partiyi desteklemek için yeter şarttır. Bir daha o dehşetli inkılap softalarının cinayetlerini yaşamamak için halkımızı sağduyuya çağırıyor, seçimlerin vatana millete hayırlı olmasını diliyorum…

Yazar : Vehbi KARA

Dr. Vehbi KARA, 1965 Yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta eğitimini yine İstanbul’da tamamladıktan sonra 1982 yılında Deniz Harp Okuluna girerek askeri öğrenci olarak eğitimine devam etti. 1986 Yılında Kontrol Sistemleri bölümünden Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak mezun olduktan sonra Teğmen rütbesi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı savaş gemilerinde ve karargâh birimlerinde deniz subayı olarak görev yaptı. Savaş gemilerinde güdümlü mermi ve top atışlarında birincilik kazanmıştır. 1997’de Yüzbaşı rütbesinde iken askerlik mesleğinden ayrıldı ve ticaret gemilerinde çalışmaya başladı. Gemi Kaptanı olarak çeşitli ülkelere ait 30’dan fazla ticari gemide görev yapmış çalıştığı firmalardan ödüller almıştır. 2011 Yılında Araştırmacı kadrosu ile İstanbul Üniversitesinde göreve başladı ve halen de bu üniversitenin Su Ürünleri Fakültesinde ve Mühendislik Fakültesinde denizcilikle ilgili meslek dersleri öğretmenliği görevini yürütmektedir. 1997 Yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Bölümünde “Petrole Dayalı Stratejiler ve Uluslararası İlişkilerde Petrolün Rolü” isimli çalışması ile yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. 2015 Yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri Bölümünde “Çalışma İlişkileri Açısından Kapitalizm Sonrası Dönem: Malikiyet ve Serbestiyet Devri” başlıklı çalışması ile doktora eğitimini tamamlamıştır. Uzakyol Kaptanı yeterliliğinde gemi kaptanlığı, Denizci Eğitimci Belgesi ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği sertifikaları mevcuttur. Denizcilik, askerlik, tarih ve iktisat konularında çeşitli dergi, gazete ve internet sitelerinde makaleler yazan Vehbi KARA’nın “Bahriyede 15 Yıl” ve “Altı Ayda Altı Kıta” isimli iki kitabı bulunmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Tüm Yazıları Göster

İlginizi Çekebilir

Kertenkele Öldürmek Hadisi Üzerine Bir Diyalog Algoritması ..

❌ Kertenkele öldürmek sevap diyor uydurma hadisiniz. ✔️ Kertenkele demiyor, vezağa (وَزَغَةٌ) diyor ; yani …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Allah’ı tanıma ve tanıtma, Bediüzzaman tedkikleri – 2 / Prof. Dr. Himmet UÇ

Altı İsim Allah’ın altı büyük ismi, esma-i sitte risalesi çok ağır hapishane şartlarında yazılmış, Bediüzzaman …

Kapat