Ana Sayfa / Yazarlar / Siyaset-i İslamiye / Hasan ERDOĞAN

Siyaset-i İslamiye / Hasan ERDOĞAN

Siyaset arabca seyis kökünden gelir. Seyis malumumuz at bakıcısı. Siyaset de insan bakımı, idaresi demektir.

Geçen haftaki yazımız menfi siyaset ve zararları üzerine idi.

Bu hafta SİYASET-İ İSLAMİYE üzerine olacak.

Ekonomi: Sınırsız olan insan ihtiyaçlarını, sınırlı olan tatmin vasıtaları ile tatmin etme sanatıdır.

Bundan anlıyoruz ki; insan bir muamma ve bu dünya onun istek ve arzularını tatmin edemez. O zaman bu his ve arzu neden verildi? İşte bunun cevabını bize Kur’an veriyor. Bunlar ancak CENNETTE tam olarak karşılanacak. Bu dünyadakiler birer numune. O cennet ki; ”Ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne kalb-i beşere hutur etmiş.” Mealindeki Hadis-i Şerif izah ediyor.

Öyle ise; ki öyle! Bunun çare-i yegânesi iman ile kabre girmek ve ebedi olan CENNETİ kazanmak. İşte bu beşerin, insanlığın en mühim GAYESİDİR.

Peki şu anda bunu gaye–i siyaset ve hedef yapan bir idare-yönetim var mı dünyada? Maalesef yok.

İşte bu yüzden insana dar gelen bu dünya ve ihtiyaçları tatmin edilemediğinden ki; edilemez. Bu dünya böyle herc ü merc ile boğuşma ile geçiyor. Zengin-fakir hiç kimse bu dünyadan memnun değil.

Peki nedir çare? Bunun çare-i yeganesi ve  ilacı İSLAMİYET. Bunu da bu zamanda asrın tefsiri olan 6 bin sayfalık RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI’ dır.  Bunu OKUMAK-ANLAMAK ve YAŞAMAK’tır. Bilmiyorum başka çare. Çünkü aklı dinsiz felsefe ile ve şübheler ile dolu gençler bununla ıslah olabilir. Yoksa şimdi görüldüğü gibi ruhsuz, idealsiz, günlük düşünen ve yaşayan, içki ve uyuşturucu mübtelası gençlik heba olup gidiyor.

Hemen itiraz edip, itham edenler olacak elbette. Saygı duyarım. Ama haydi bir çare söyleyin.

AK Parti gibi İslam’a saygılı, engelleri kaldıran bir iktidar var. 15 yıldır bizi yönetiyor. Neden SİYASET-İ İSLAMİYE noktasında tam bir muvaffakıyet gösteremiyor?

Bir çok nedeni var, ama bence, acizane en mühimi Risale-i Nur gibi bir eseri devlet eliyle basıp, yaz-boz tahtasına dönen EĞİTİM sistemine monte edememesidir. Ve de İDEALİST, BEKLENTİSİZ, FEDAKÂR Öğretmenlerin olmamasıdır. Hadi bu yok, güzel bir adım olan MİLLİ EĞTİM BAKANLIĞI ile HİZMET VAKFI arasında yapılan DEĞERLER EĞİTİMİ protokolu tam işlemiyor. Yüzlerce fedakar Nur talebesi bunun için fi-sebilillah hazır.

FETO bahanesi ise ürkek ve şübhe ile yaklaşılan bu protokol tam hayata geçirilse, hatta mecburi ders olarak okutulsa neler olur neler. Bunu yıllar önce meşhur rahmetli Timurtaş UÇAR hocaefendi vaaz kürsülerinden haykırdı. Kimse kale almadı. Hadi o zamanın şartları müsait değildi. Ya şimdi… Her zemin müsait. SİYASET-İ İSLAMİYE için kendini feda edecek bir lider var;RECEB TAYYİB ERDOĞAN. Amma velâkin YALNIZ. Beraber yola çıktığı dava arkadaşları bile arkasında yok. Hep dile getiriyor ve yazıyorum: Cennetmekan 2. ABDULHAMİD HAN gibi iç ve dış düşmanların ve hainlerin hedefinde. Nasıl ki 2. ABDULHAMİD HAN  hal edilince Şanlı Osmanlı çöktü. Aynen REİS-İ CUMHURUMUZU da hal etseler daha fena oluruz. Hafazanallah. ALLAH C.C. KORUSUN.

FETO fitnesi onulmaz yara açtı. Amenna. Fakat bu kadar büyümesi; eğitimde fedakar ve büyük hedefler gösteren ÖĞRETMENLERİ sayesindedir. Bu bir gerçek.

ÖYLE İSE; böyle FEDAKÂR-İDEALİST öğretmen ve eğitimcilere ihtiyaç var.Ve bunu yapacak ferasetli-fedakar-idealist eğitimcilere. Hem de ACİL VE ELZEM.

Benden acizane bu kadar. Biz hikmeti hükümeti bilmeyiz.

Selam ve dua ile.

Yazar : Hasan ERDOĞAN

1957 Kastamonu doğumlu. İlk orta lise öğrenimini Kastamonu'da, yüksek öğrenimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Bl.1975-1981'de tamamladı. 1979'da sıkıyönetim ve Ecevit zamanında tutuklandı. 12 gün Kastamonu Cezaevinde, 60 gün Mamak Askeri Cezaevinde zahiren suçsuz yattı. Ve siyaseti bırakıp bir tarikata bağlanma kararı aldı. 1979 sonbaharında M.FEYZI Efendi r.aleyh'i ve dolayısıyla Risale-i Nur'u ve dershaneleri tanıdı. 12 eylül darbesinde sonra NURCU'LUKTAN tutuklandı. İnayet-i İlahi ile 4.gün tahliye edildi, 6.6.1981'de o dönemdeki ilk beraat ve eserlerin iade kararını aldı. Askerlik görevini Kıbrıs'ta sakıncalı Asteğmen olarak tamamladı. Yongapan. A.Ş muhasebede işe başladı. Askerde evlendi 3 kızı 1 oğlu oldu.1989-1990 arası 3 donem Kastamonu Meslek Yüksek Okulu'nda işletme finansmanı ve borçlar hukuku dersi verdi. 1991'de gazeteciliğe başladı, sarı basın kartı aldı. 1994-1996 yıllarında İstanbul'da Damanyolu Tv'de çalıştı. Uyuşamayıp ayrıldı. Ve cep telefonu bayiliği yaptı. Biricik oğlu M.FEYZI'nin 13.5 yaşında vefatıyla 2003'te ticareti bırakıp bir nevi inzivaya çekildi. Kısa süreli bazı gazetelerde çalıştı. Çeşitli makaleleri yayınlandı. "Hür adam" filminde fahri danışmanlık yaptı. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Tv Sinema dalinda Yüksek lisans yapıyor. M.FEYZI Efendi r.aleyh'den duyduklarını kitap ve belgesel, Bediüzzaman Said Nursi hazretleri r.a film ve dizi yapma gayretinde.

Web Sitesi
Tüm Yazıları Göster

İlginizi Çekebilir

Türkiye’deki Kesintisiz Darbe Süreci / Vehbi KARA

“Eşek olmaya gör, sırtına semer vuran çok olur” demiş atalarımız. Biz de tam bu söze …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Gripten kurtulmak için kolay ve etkili tarif

Soğuk havaların başlaması ile grip vakaları artış gösteriyor. Geleneksel tıp araştırma ve arge çalışmalarını yürüten …

Kapat