Hadis Terimleri Sözlüğü

Hadis: Söz, fiil, takrir, yaratılış veya huyla ilgili bir vasıf olarak Hz. Peygamber’e (veya sahabe ve tabiûna) izafe edilen her şey.

Muhaddis: Hadislerin senet ve metinlerini, râvilerin isim ve durumlarını bilen kimse.

İhticâc: Hadislerden hüküm çıkarma.

Ashâbu’l-Hadis (Ehl-i Hadis): Sahâbeden itibaren kullanılan bu deyim ilk devirlerde, hadis öğrenim ve öğretimiyle uğraşan, râvilerin hallerini bilen, hadiste her konuda söz sahibi uzman kimseler anlamına geliyordu. Zamanla hadislere göre amel etmeye çalışan kimseler anlamında kullanılmaya başlandı.

Abâdile: Allah’ın kulu anlamına gelen “Abdullah” kelimesinin çoğulu. İlimleriyle ve özellikle verdikleri fetvalarla meşhur olmuş Abdullah adlı dört sahabi.

Râvi: Hadisi hocadan alıp, edâ lafızlarından biriyle kendinden sonrakilere aktaran kimse.

Rivâyet: Hadis ve benzeri sözlerin isnadıyla birlikte nakletmek.

Tahdis: Hadislerin “haddesenâ” veya “heddesenî” lafızlarıyla rivayet edilmesi.

Muhtelefu’l-Hadis/ Müşkilu’l-Hadis: Hadislerdeki anlaşılması zor olan, ya da birbiriyle çelişkili gibi görünen ifadeleri konu edinen hadis bilim dalı.

Sahihân: Buhâri ve Müslim’in el-Camiu’s-Sahîh isimli eserlerinin ikisine birden verilen unvan.

Sebeb-i Vürûd: Bir hadisin söylenmesine veya hadise konu olan davranışın yapılmasına yol açan nedenler.

Dârü’l-Hadis: Hadis ilimlerinin öğretildiği medreselere verilen isim.

Müdric: Bir hadisin, senet veya metnine ilave yapan râvi.

Sened: Bir hadisi, Hz. Peygamber’den itibaren bize kadar ulaştıran yol.

Ensâb: Hadis râvilerinin ve muhaddislerin kimliklerini açıklayan bilim dalı.

Tabakât: Sahâbeden başlamak üzere daha sonraki devirlere kadar, hadis rivayetiyle meşgul olanların meydana getirdikleri gruplar.

Câmî’: Konularına göre hadisleri toplayan eserler.

Sünen: Yalnızca namaz, oruç, taharet vb. ahkâm hadislerini içeren hadis kitapları.

Müstedrek: Herhangi bir hadis âliminin, hadis almak için ileri sürdüğü şartları taşıdığı halde kitabına almadığı hadislerin, bir başkası tarafından toplanmasıyla oluşan eserler.

Müsned: Hadislerin ilk râvisinin ismine göre tertip edilerek toplanan kitaplar.

Müstahrec: Bir hadis âliminin, kitabında belirli bir isnadla topladığı hadislerin, bir başka hadis âlimin diğer isnadlarla toplamasıyla oluşturulan eserler.

Kütüb-ü Sitte: Hz. Peygamber’in hadislerini toplayan meşhur eserlerden altısına verilen isimdir. Bu eserler şunlardır: Buhârî ve Müslim’in el-Câmi’u’s-Sahih’i, Ebu Dâvûd, Nesâî, Tirmizî ve İbn Mâce’nin es-Sünenleri.

Kütüb-ü Tis’a: Kütüb-i Sitte’ye Dârimi’nin es-Sünen’i, İmam Mâlik’in Muvatta’ı ve Ahmed ibn Hanbel’in el-Müsned’i ilave edilerek oluşan dokuz hadis mecmuasına verilen isimdir.

Erbaûn: Kırk hadis toplayan eserler.

Cerh: Hadis râvisinin, adalet ve zabt yönlerinden sahip olduğu kusurlu vasıfları dolayısıyla tenkid edilip reddedilmesi.

Ta’dil: Râvinin adil ve zâbıt olduğuna karar verilerek rivayetlerinin sahih olduğunu bildirmesi.

Sika: Adalet ve zabt sıfatlarını tam olarak taşıyan râvi.

Adalet: Bir râvinin rivayetinin kabul edilebilmesi için gerekli şartlardan birisi olup, her türlü günahtan ve mürüvvete insanî ve örfî meziyetler- aykırı durumlardan kaçınması.

Zabt: Râvinin gaflet içerisinde olmayıp uyanık ve dikkatli olması; hadisi ezbere rivayet ediyorsa, istediği anda okuyabilecek ve hatasız aktarabilecek şekilde ezberlemesi; kitabından rivayet ediyorsa hadisi aldığı andan itibaren başkasına aktarana kadar değişikliğe uğratmadan koruyabilmesi; mânâ ile rivayet ediyorsa da mânâyı bozacak durumları bilmesi.

Mechul: Cerh ve ta’dil konusunda durumu bilinmeyen râvi.

Mevkuf: Senedi muttasıl olsun veya olmasın sahabeye dayandırılan söz, fiil ve takrirler.

Mütevâtir: Aklın, yalan üzerine ittifak etmelerini kabul etmeyeceği kalabalık bir topluluğun, aynı şekilde kalabalık bir topluluktan rivayet ettikleri hadisler.

Sahih Hadis: Adalet ve zabt özelliklerini taşıyan râviler tarafından muttasıl bir isnadla rivayet edilen, şâz ve illetli olmayan hadisler.

Hasen Hadis: Adalet ve zabt özelliklerini taşıyan râvilerin, muttasıl isnadla birbirlerinden rivayet ettikleri, şâz ve illetli olmayan ancak, râvileri, sahih hadisteki râvilerin zabtından daha aşağı derecede olan hadisler.

Meşhur Hadis (Müstefiz Hadis): Her tabakada râvileri üçten aşağı düşmeyen hadisler.

Mevzu/Masnû Hadis: Hz. Peygamber’e ait olmayan ve bazı insanlar tarafından uydurularak ona nispet edilen sözler.

Münker Hadis: Adalet ve zabt yönünden zayıf bir râvinin, sikâ bir râviye aykırı olarak rivayet ettiği ve rivayetinde tek kaldığı hadis.

Metruk Hadis: Hadisteki ta’n sebeplerinden yalancılıkla itham, söz veya fiilde fâsıklık, fazla gaflet veya fazla vehim gibi tenkitler yöneltilen râvinin tek başına rivayet ettiği hadisler.

İlelü’l-Hadis/İllet: Görünüşte sahih olan bir hadisi, çoğu kere zayıflığa götüren, anlaşılması güç olan gizli kusur veya sebepleri olan hadis.

Âhad Hadis/Haber-i Vâhid: İlk devirlerde, tek kişinin rivayet ettiği hadis olarak kabul edilirken, sonraki devirlerde mütevâtir olmayan haberler için kullanılmıştır.

Muharref (Musahhaf) Hadis: Yazının şekli değişmeksizin, kelimelerindeki harflerin noktaları değiştirilen hadis.

Mürsel Hadis: Tâbiînin sahabeyi atlayarak doğrudan Hz. Peygamber’den rivayet ettikleri hadisler.

Zayıf Hadis: Sahih ve hasen hadisin şartlarını taşımayan hadisler.

Mu’dal Hadis: Senedinde, birbiri ardında iki râvisi düşen hadis.

Muallak Hadis: Senedinin başından bir veya birkaç râvisi hazfedilerek rivayet edilen hadis.

Şâz: Güvenilir bir râvinin, kendinden daha güvenilir bir râviye aykırı olarak rivayet ettiği hadis.

Edâ: Hadisi, öğrenciye rivayet etme.

Tahammül: Hocadan hadisi alma. Tahammül yolları şunlardır: Semâ, kıraat (arz), icâzet, münâvele, kitâbe,
i’lâm, vasiye ve vicâde.

İcâzet: Öğrencinin hocadan hadis öğrenme ya da elindeki hadisleri hocaya okuma imkânı olmadığı takdirde hocanın, hadislerini, öğrencisinin rivayet etmesi için belirli şartlarda izin vermesi.

Semâ: Hadis öğrenme yollarından biri olup hocanın hadisleri ezberinden ya da kitabından okuması, öğrencinin de bunları dinleyerek ezberlemesi ya da
yazması.

Münâvele: Hadis öğrenme yollarından biri olup hocanın kitabını veya hadis yazılı birkaç sayfayı öğrencisine elden vermesi.

Sözlük çalışması için istifade edilen kaynaklar: DİA, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İstanbul; Dinî Kavramlar Sözlüğü, Diyanet  İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 2006.

Din ve Hayat Dergisi

İlginizi Çekebilir

Kur’an-ı Kerim ve diğer isimleri

KUR’AN İSİMLERİ Kur’ân-Kerim; -Yüce Allah tarafından (Hâkka, 69/43), -Vahiy yoluyla (Yunus, 10/15), -Arapça olarak (Yusuf, …

2 Yorumlar

  1. Şevket Özsoy

    Ebâdile-i seb’a/yedi değil mi hocam?

    • Allah razı olsun Hocam. Bakabildiğim kaynaklarda, hadis ilmi hususunda Abâdile-i Erbaa olarak bu dört Abdullah (r.a) geçiyor. Âlim Abdullahlar (r.a) manasında Abâdile-i Seb’a, yani Abdullah isimli yedi âlim sahabe;

      Abdullah ibni Ömer, Abdullah ibni Abbas, Abdullah ibni Mesud, Abdullah ibni Ravaha, Abdullah ibni Selâm, Abdullah ibni Amr ibni’l-As, Abdullah İbni Ebî Evfâ (r.a.e)

      isimleri zikrediliyor. Biz de sayenizde zikretmiş olduk.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Bunları Biliyor musunuz?, Kelimeler & Kavramlar
Kur’an-ı Kerim’deki İşaretler ve Anlamları

KUR’AN-I KERÎM’DE BULUNAN İŞARETLER 1. Bu gördüğünüz şekil, sûre başlarında bulunur. İçinde sûrenin adı, âyet sayısı …

Kapat