Ana Sayfa / KASTAMONU / Kastamonu Bilgi-Belge / Tosya Akkuş Mehmed Paşa Bedesteni

Tosya Akkuş Mehmed Paşa Bedesteni

TOSYA’DA BİR BEDESTEN / Ufuk TİDİM
Akkuş Mehmed Paşa Bedesteni
 
Tarihi eserler bir milletin kimlikleridir. Geçmişten bugünlere ulaşmış ve yarınlara ulaştırılması gereken kıymetli eserlerimizi en iyi şekilde muhafaza etmeliyiz. Bedesten, 1943 yılına kadar ayakta kalmış, literatüre “Büyük Lâdik Depremi” olarak geçen yıkıcı depremde zarar görmüş ve bir bölümü yıkılmıştır. Fakat bir bölümünün ayakta olduğunu biliyoruz. Yani tam yıkımı insan eliyle gerçekleştirilmiştir. Tosya tarihinin en büyük probleminden birisi bazı eserlerin yıkılıp yıkılıp tekrar yapılması (aslına uygunluğu kaybedilerek) ikincisi de yangınlar ve depremin yıkıcı etkileri sonucunda tarihi eserlerin zarar görmesi veya yıkılmasıdır. Bedesteni Akkuş Mehmed Paşa yaptırmıştır.
 
Mehmed Paşa Kimdir?
 
Mehmed Paşa, II. Murad’ın lalası, ünlü Yorguc Paşa’nın kardeşi Hızır Paşa’nın oğludur. Siyasi kariyerinin çoğu, amcası Yorguc Paşa ve babası Hızır Paşa gibi lalalık göreviyle Amasya’da geçen Mehmed Paşa, 904/1498 yılında burada ölmüştür.
 
Mehmed Paşa, II. Bayezid Dönemi’nde etkili bir siyasi figür olmasının yanı sıra memleketi Amasya ve çevresindeki kentlerde inşa ettirdiği yapılar ile önemli bir yerel bani olarak dikkat çeker. Amasya’da cami, medrese, imaret ve tabhane birimlerinden meydana gelen bir külliye ile buraya gelir getirmesi amacıyla çevredeki kentlere han, bedesten, hamam ve değirmen gibi ticari yapılar inşa ettiren Mehmed Paşa’nın baniliğinde gerçekleşen mimari üretim, II. Bayezid Donemi Osmanlı mimarlığının önemli örneklerini içermektedir.
 
Bedestenin Özellikleri
1897 tarihli Kastamonu Vilayet Salnamesinde, “Nişancı Mehmed Paşanın asarından bir bedesten” diye geçmektedir.
Bedestenin içerisinde 48, dışarısında ise 112, toplamda ise 160 dükkân vardır. Bunların yıllık geliri 8000 akçe olarak kayıt edilmiştir. Akkuş Mehmed Paşa’nın Amasya’da ki imarethanesini buraya vakfetmiştir.
 
Bedesten kârgir ve tuğladan inşa edilmiş, dört demir kapılı ikişer sıralanmış altı kubbeli, içi filayağı direkler ve dolaplı dükkânlar ve taş küplerle doluludur. Vakfiyesinde vakıflarından biri harap olursa ikinci, üçüncü, dördüncü defa, dünyanın sonuna kadar yeniden yapılması şart kılınmıştır.
 
Tosya halkı yaz aylarında bağlara taşınırken değerli eşyalarını Mehmed Paşa Kervansarayına bırakır, alırken de karşılığında küçük bir bedel ödemişlerdir.
 
1579 tarihinde Tosya’da Mehmed Paşa Evkafında olan han ve dükkânlar yanmış, tamir için yüz bin akçenin gerekli olduğu ve vakfın karşılayacak parası bulunmadığından tamir edilmesi için devletten yardım talep edilmiştir.
 
Ahmed Halil Anlatıyor…
 
Sene 1925, Meslek Gazetesi’nin 30’uncu sayısının 11-12’nci sayfasında bir başlık “Tosya’da Bir Bedestan”, Ahmed Halil isminde bir şahıs betimleyici bir şekilde kaleme almış bu tarihte eseri…
 
Milli Kütüphane Arşivinde görmüş almıştım bu Osmanlıca yazıyı. Ahmed Halil bir genel bilgi verdikten sonra şöyle devam ediyor sözlerine; (Yazının hepsini eklemedim)
 
“Eski Türkiye’nin birinci ticaret ve tatar yolları üzerinde (kâin) Tosya şehri bugün mensubu olduğu Kastamonu Vilayetinde daha evvel Türklerin Havza-i İdaresine dâhil olmuş bir kasabadır. Bugün ki çarşısının tam üstünde yapılan velhalet haza tebdil-i şekil ve mahiyet etmeyerek zekimet-i eşyayı ve birçok emtiayı ticariyeyi muhafaza hizmetinde kullanılan vasi’ ve metin her türlü tecavüz ve tehlikelerden masun bir bedestanı göğsünde taşımaktadır.”
 
“Fi’l-hakika 331 ve 334 senelerinde zuhura gelen yangınlar bütün çarşıyı ve kasabayı sürut ve zekimet muhteviyatıyla baştan başa yaktığı, mahvettiği halde o hane-i mansur harikin sevatı bu mahzenin selayeti karşısında izhar aczetmiş; bedalharik bedestan külleri ve harebeler ortasında bir ayda onun muhafaza ettiği eşya ve imtiada tufandan sonra sefine-i nuhde kalan mevcudata bir nazire teşkil etmiş idi.”
 
Daha sonra verdiği bilgileri özetlersek, tarihi inşası hakkında malesef bir eser ve kitabeye tesadüf edilemeyen bu bina Akkuş Mehmed Paşa tarafından yaptırılmış vakfolunmuştur, dört tarafından dört kapısı mevcut imiş, etrafının dikenlerle ihatası yüzünden bu kapılar kapatılarak el yevm bir kapıdan kullanılmakta ve memleketin servet umumiyesine emniyet zabıtası vazifesi görmektedir.
 
Yazıdan anlaşıldığı üzere 1925 tarihinde de kitabesi bulunmayan bedestenin duvarlarında yarıklar oluşmuş ve gayet harabe bir şekilde olduğunu vurgulanmış tamir edilmemesinden duyulan rahatsızlığı dile getirilmiştir. Vakfı olduğu halde tamirin yapılmaması da yazar tarafından yadırganmıştır.
 
Tarihlendirme Meselesi
 
1530 tarihli 438 Numaralı Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defterine Göre Tosya’da 160 dükkân olduğunu görüyoruz. Bunun haricinde Kastamonu Vilayet Salnamelerinde 1879-1903 yılları arasında Tosya’da bir bedesten mevcuttur.
 
Bazı çalışmalarda kaynak gösterilmeden yapılış tarihi olarak “1401” düşülmüştür. Fakat söz konusu tarihin doğruluk payı yoktur.  Bedesteni inşa ettiren Akkuş Mehmed Paşa’nın ölüm tarihi 1498’dir. Bu bilgiden yola çıkarak tarihlendirme çalışması yapacak olursak Akkuş Mehmed Paşa’nın ölüm tarihine yakın bir zamanda yapıldığı düşünebilir. Bedestenin tarihi ile ilgili ne kitabe var nede bir belge, bilgi… 1925’de gelip gören Ahmed Halil de kitâbesi olmadığını söylemektedir.  
 
Kaynak Meselesi
 
Tosya’da Akkuş Mehmed Paşa’nın bina ettirdiği Bedesten hakkında arşiv çalışması ve genel bir çalışma yapmıştım. Bunun hakkında bilgi verecek olursak;
 
A- Başbakanlık Osmanlı Arşivi;
 
1-BOA, A.DVNSMHM.d…, 58/645
 
Belge Özeti, Bolu beyine, Tosya ve Kargı kadılarına hüküm: Tosya beyinin kethüdası Selim muhafazaya kalan sipahilere serdar olup eşkıyayı tedip etmesi icab ederken eşkıya ile müttefik olup bedestanı basdığı ve halka ziyade zulmettiği bildirilmekle derdest edip teftiş ederek meseleyi vukuu üzere arz etmesi. H-9 -09-993
 
2-BOA, İE.EV.., 10/1164
 
Belge Özeti, Merhum Mehmed Paşa evkafına aid bedestan ve dükkanların kitabet ve cabiliğinin tevcihi hakkında Tosya Kadısı Ebubekir ibn-i Murad tarafından yazılan ve Müftü Yahya Efendi’nin mührünü havi olan arz. H-20-02-1084
 
3-BOA, A.DVNSMHM.d.,41/694.
 
Belge Özeti, 1579 tarihinde Tosya’da Mehmed Paşa Evkafında olan han ve dükkânlar yanmış, tamir için yüz bin akçenin gerekli olduğu ve vakfın karşılayacak parası bulunmadığından tamir edilmesi için devletten yardım talep edilmiştir.
 
4-BOA, AE.SMHD.I., 168/12793.
 
Belge Özeti; 1754 tarihinde Tosya’daki Mehmed Paşa Vakfı’ndan almak üzere ser-mahfil ve devir-han olan es-Seyyid Ahmed Halife veledi Mustafa Ali’nin kasr-ı yedinden ser-mahfilliğin Hafız Mehmed’e ve devir-hanlığın da Hafız Mustafa’ya tevcih edilmiştir.
 
B- Gazete
 
Ahmed Halil, “Tosya’da Bir Bedestan”Meslek (Haftalık Resmi Gazete), 1925, S: 30, s. 11-12. Özeti yukarıda verilmiştir.
 
C. Evliya Çelebi
 
Evliya Çelebi Seyahatnamesi, (Haz: Zekeriya Kurşun, Seyit Ali Kahraman, Yücel Dağlı), C:2 Yapı Kredi Yayınları, s.80.
Bu gice bir ihrâk-ı azîm oldu. Bunlardan mâ‘adâ mesâcid [u] me‘âbidlerdir. Ve yedi hân ve (—) hammâmları var. Ve cümle üç yüz kırk dükkânları ve kahvehâneleri ve bir demir kapular ile mebnî bir kârgîr binâ bezzâzistânı vardır. Her gûne metâ‘ bulunur. Ammâ cümle halkının kârları muhayyer dokumakdır. Anınçün bezzastânda muhayyer bey‘ [u] Ģirâ olunur.  
 
Mustafa Çağhan Keskin, “II. Beyazıd Dönemi Amasya Çevresinde Yerel Bir Bâni: Hızır Paşa Oğlu Mehmed Paşa”Art-Sanat 5 Dergisi, 2016, s. 69
 
B.Ünal İbret, “Tarihi İpek Yolu Üzerindeki Bir Anadolu Şehri: Tosya (Kuruluş ve Gelişmesi)”, Marmara Coğrafya Dergisi, Sayı: 8, İstanbul Temmuz 2003, s. 15.
 
Sonuç olarak bedestenin günümüze kadar gelemeyişi gerçekten üzücüdür. Çünkü Tosya’nın tarihi dokusuna çok şey katacaktı. Şimdi ise sadece kaynaklardan okuyor ve bir “ah” çekiyoruz.  Önceden de demiştim, Tosya hakkında araştırma yapmış ve burada bulunan kilisenin dahi ismini saptamış, özelliklerini az da olsa ortaya koymuştum. Çalışmalarım sürecinde beni en çok üzen bu bedestenin yok edilmesi olmuştur.
 
Saygı ve Sevgilerle…
Ufuk TİDİM
Kaynak: Kastamonu İlk Haber

İlginizi Çekebilir

Kastamonu Hanönü Tatlu Hatun Hanı Kitabesi

TATLI HATUN HANI KITABESI (EKIM 2011) Alttaki Bağlantıyı Tıklayınız TATLI HATUN HANI KITABESI Yazar Hakkında …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
İbham Sırrı / M. Nuri BİNGÖL

            “…İşte bu hakikati bilmeyen insafsız insanlar derler ki: "Âhiretin tafsilâtını ders alan müteyakkız kalbli, …

Kapat