Ana Sayfa / KÜLTÜR – SANAT – FİKRİYAT / Feyizli Sözler & Kıssalar & Dualar / Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nden Ramazan’a Dâir Cümleler

Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nden Ramazan’a Dâir Cümleler

Bunu paylaşınız

Bediüzzaman’dan Ramazan Ayı Müjdeleri

  • Ramazan-ı Şerifteki savm (oruç), İslamiyetin erkân-ı hamsesinin (beş esas şartın) birincilerindendir. Hem şeair-i İslamiyenin a’zamlarındandır.
     
  • Ramazan-ı Şerif’teki oruç, hakîkî ve hâlis, azametli ve umumî bir şükrün anahtarıdır.
     
  • Ramazan-ı Şerif; bu fânî dünyada, fânî ömür içinde ve kısa bir hayatta bâkî bir ömür ve uzun bir hayat-ı bákıyeyi tazammun eder, kazandırır.
     
  • Ramazan-ı Şerif’teki orucun çok hikmetleri; hem Cenab-ı Hakk’ın rubûbiyetine, hem insanın hayat-ı içtimâiyesine (toplumsal hayatına), hem hayat-ı şahsiyesine, hem nefsin terbiyesine, hem niâm-ı İlahiyenin (Allah’ın verdiği nimetlerin)  şükrüne bakar hikmetleri var
     
  • Ramazan-ı Şerifteki oruç onbeş saat, sahursuz ise yirmi dört saat devam eden bir müddet-i açlığa sabır ve tahammül ve bir riyâzettir ve bir idmandır. Demek, beşerin musibetin ikileştiren sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün bir ilacı da oruçtur.
     
  • Ramazan-ı Şerifte ise, ehl-i iman birden muntazam bir ordu hükmüne geçer.
     
  • Ramazan-ı şerifte hayrı birden bine çıkan evradlarımızla meşgul olup ilmî derslerimizle bu cüz’î, geçici sıkıntılara ehemmiyet vermemeğe çalışmak büyük bir bahtiyarlıktır.
     
  • Ramazan-ı Şerifteki oruç; en gáfillere ve mütemerridlere, za’fını ve aczini ve fakrını ihsas ediyor.
     
  • Ramazan-ı Şerifte en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki: Kendisi mâlik değil, memlûktür; hür değil, abddir. Emir olunmazsa en adi ve en rahat şeyi de yapamaz, elini suya uzatamaz diye mevhum rububiyeti kırılır, ubûdiyeti takınır, hakikî vazifesi olan şükre girer.
     
  • Ramazan-ı Şerifte güya âlem-i İslâm bir mescid hükmüne geçiyor; öyle bir mescidi ki, milyonlarla hâfızlar, o mescid-i ekberin kuşelerinde o Kur’an’ı, o hitâb-ı semâvîyi arzlılara işittiriyorlar
     
  • Evet, bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, nass-ı Kur’an ile bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra bir hüccet-i kátıadır.
     
  • Ramazan-ı Şerifte sevab-ı a’mâl, bire bindir. Kur’an-ı Hakîm’in nass-ı hadis ile herbir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir. Ramazan-ı Şerifte herbir harfin, on değil bin ve Âyet-ül Kürsî gibi ayetlerin her bir harfi binler ve Ramazan-ı Şerifin Cum’alarında daha ziyadedir. Ve Leyle-i Kadir’de otuz bin hasene sayılır.
     
  • Bu mübarek Ramazan-ı Şerif’teki dualar, ihlâs bulunmak şartıyla inşaallah makbuldür.
     
  • Ramazan-ı Şerif âdetâ bir ahiret ticareti için gayet karlı bir meşher, bir pazardır. Ve uhrevî hâsılat için, gayet münbit bir zemindir. Ve neşvünemâ-i a’mâl için, bahardaki mâh-i Nisandır. Saltanat-ı rububiyet-i İlahiyeye karşı ubudiyet-i beşeriyenin resm-i geçit yapmasına en parlak, kudsî bir bayram hükmündedir. Ve öyle olduğundan, yemek-içmek gibi nefsin gafletle hayvani hâcâtına ve mâlâyâni ve hevâperestâne müştehiyâta girmemek için oruçla mükellef olmuş.
     
  • Eğer oruç olmazsa, nefisperest çok zenginler bulunabilir ki, açlık ve fakirlik ne kadar elim ve onlar şefkate ne kadar muhtaç olduğunu idrâk edemez.

   Said Nursi

  • Ramazan-ı Şerif’te mü’minler, derecâtına göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, manevî sürurlara mazhar oluyorlar. Kalb ve ruh, akıl, sır gibi letaifin o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok terakkiyat ve tefeyyüzleri vardır.
     
  • Kardeşliğimiz hatırı için, Şaban ve Ramazan hürmetine birbirine küsmemek ve kardeş olup barışmak lazım ve elzemdir.
     
  • Seksen sene ibadetli bir ömrü bahtiyarlara kazandıran Ramazan-ı mübarekte inşaallah Nur’un şirket-i manevîsi o kazanca mazhar olacak. Bayrama kadar elden geldiği kadar Nurcular ihlâs ile birbirinin dualarına manevî âmin demeli ki, birisi o sekseni kazansa herbiri derecesine göre hissedar olur. En zaif ve en ağır yükü bulunan bu hasta kardeşinize elbette manevi yardım edersiniz.
     
  • Şu mübarek Şehr-i Ramazan, Leyle-i Kadr’i iháta ettiği için, kendisi de ömür içinde bir Leyle-i Kadirdir ki, muvaffak olanın ömrüne bin ömür katar. Dakikası bir gündür. Saati iki ay, günü birkaç sene hükmünde bir ömr-ü bakîdir.
     
  • Mah-ı Ramazan’da kazanç bire bindir.
     
  • Şimdiden biz tedbir ettik ki: İki Kur’an’ı, Risale-i Nur’un buradaki has talebeleri Ramazan-ı Şerif’te, her biri her günde bir cüz’ünü sizin ile beraber okumak ile, Ramazan’ın her gününde bir hatme-i Kur’aniye olarak, manevi ve çok geniş bir mecliste, Isparta ve Kastamonu’yu ihata eden bir dairede halka tutan Risale-i Nur talebelerinin ve o dairenin merkezinde sizler bulunmak cihetiyle Risale-i Nur şakirdlerinin etrafınızda olarak; Nakşi’de hatme-i hacegan tarzında, fakat çok büyük bir mikyasta Risale-i Nur’un bütün şakirdleri manen hazır ve o dairede bulunuyor niyetiyle, tasavvuru ile okunmak, o kudsi hatmeyi yapmak, Cenab-ı Hakk’ın rahmetinden tevfik niyaz ederiz.
     
  • Bu Ramazan-ı Şerif’te, Kur’an’ı zevk ve şevk ile okumak çok ihtiyacım vardı.
     
  • Demek Risale-i Nur’un sadık şakirdlerinden birisi, Leyle-i Kadr’in hakikatını ve Ramazan’ın yüksek mertebesini kazansa, umum hakiki sadık şakirdler sahib ve hissedar olmak, vüs’at-ı rahmet-i İlahiyeden çok kuvvetli ümidvârız.
     
  • Bu mübarek Ramazan’da iştirâk-i a’mâl düstur-u esasiyle, her bir has kardeşimizin kırkbin dili bulunan bir melâike hükmünde, kırk bin diller ile, yani kardeşlerin adedince manevi dilleri ile ettikleri ve edecekleri dualar, rahmet-i İlahiye nezdinde makbul olmasını o lisanlar adedince, Cenab-ı Erhamürrahimin’den niyaz ediyoruz. Bu mahiyetteki Ramazanınızı tebrik ediyoruz.
     
  • Alenen nakz-ı sıyamla Ramazan’ın hürmetini kıran bedbahtlara gelen o musibet, masumları da incitir. Fakat Risale-i Nur şakirdleri ve masumları, o musibeti lehlerine döndürüp, hayırlı bir riyâzete kalbederler. Kanaat ve iktisadla karşılarlar.
     
  • Risale-i Nur’un ekser hakikatları, Ramazan’da ve tesbihatda zuhûru gibi; bu Hülâsat-ül Hülâsa, aynen Ramazan’da ve tesbihatta zuhur etti.
     
  • Bu aşr-i âhir-i Ramazan’da her gece, hususan tek gecelerde Leyle-i Kadr’in bulunmak ihtimali kuvvetli olduğunu hadis-i şerif ferman ediyor. Onun için Nurcular, o nur-u azamdan istifadeye çalışmak gerektir.
     
  • Âhiret ticareti için en çok kârlı bir pazar ve manevi hayata bir bahar olan bu şuhûr-u mübarekte hususan Leyle-i Berat Şa’ban-ı Muazzam’ın ortasında ve Leyle-i Kadr’in Ramazan’ın her gecesinde bulunmak ihtimali ile aramak ve Risale-i Nur’un her bir şakirdi şirket-i maneviye sırrıyla umum kardeşlerimin hesabına çalışmak vazifemizdir. Cenab-ı Hak muvaffak eylesin, amin.
     
  • Birinci Sual: Bu büyük zelzelenin maddi musibetinden daha elim manevi bir musibeti olarak, şu zelzelenin devamından gelen korku ve me’yusiyet ekser halkın ekser memlekette gece istirahatını selbederek dehşetli bir azab vermesi nedendir?Yine manevi cevab: Şöyle denildi ki: Ramazan-ı Şerif’in teravih vaktinde kemâl-i neş’e ve sürur ile sarhoşçasına gayet heveskârâne şarkıları ve bazan kızların sesleriyle radyo ağzıyla bu mübarek merkez-i İslamiyetin her köşesinde câzibedarâne işittirilmesi, bu korku azabını netice verdi.
     
  • Şu musibetin en ehemmiyetli sebebi; küfran-ı nimet ve şükürsüzlük ve nimet-i İlahiyenin kıymetini takdir etmemeklikten gelen bir isyan olduğundan, Âdil-i Hakim nimetinin hususan gıda kısmının, hususan hayat noktasında en büyük nimet olan ekmeğin hakiki lezzetini ve çok ehemmiyetli kıymetini ve nimetiyet noktasında fevkalâde derecesini göstermekle, hakikî şükre sevketmek hikmetiyle, Ramazan gibi riyâzet-i dîniyeye riâyet etmeyen şükürsüz insanlara bu musibeti verip, aynı hikmet için adalet etmiş.
     
  • Bu hadise, hem şiddetli kışta, hem karanlıklı gecede, hem dehşetli soğukta, hem Ramazan’ın hürmetini tutmayan bu memlekete mahsus olması; hem tahribatından intibaha gelmediklerinden, hafifçe gafilleri uyandırmak için, o zelzelenin devam etmesi gibi çok emarelerin delâletiyle bu hâdise ehl-i imanı hedef edip, onlara bakıp namaza ve niyaza uyandırmak için sarsıyor ve kendisi de titriyor.
     
  • Leyle-i Kadir gizli olmasından Ramazan’ın her gecesinde; hususan nısf-ı âhirede ve bilhassa aşr-ı âhirde ve bilhassa yirmi bir, yirmi üç, yirmi beş, yirmi yedi, yirmi dokuzda bulunması ihtimaliyle, onlarda aramalı diye hadîste vardır.
     
  • Demek vâcib olmadığı halde, nâfile nev’inde yedi yaşından hadd-i bülûğa kadar, büyükler gibi namaz kılıp oruç tutan çocuklar; mütedeyyin büyükler gibi mükâfat görmek için otuz üç yaşında olacaklar diye bir kısım tefsirler bu noktayı izah etmeden umum çocuklara teşmil etmişler, hás iken ‘âmm zannetmişler.
     
  • Ve bir dua:
    Sizin mübarek Ramazan-ı Şerîfinizi tebrik ediyoruz. Cenab-ı Erhamürráhimîn bu Ramazan-ı Mübareke’nin hürmetine Rahmeten-lil-âlemîn olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselam’ın ümmetine rahmetiyle imdad eylesin! Âmîn. Âsâr-ı gazab-ı İlâhî olan âfât ve dalâletlerden muhafaza eylesin! Âmîn. Ve Risale-i Nur şakirdlerini neşr-i envâr-ı Kur’aniyede muvaffak eylesin! Âmîn.
Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

Übeyy b. Halef’in Haşır Konusunda Peygamberimiz’le (asm) Tartışması

Übeyy b. Halef’in Öldükten Sonra Dirilmeyi İnkâr Ederek Peygamberimiz Aleyhisselam’la Tartışması  Kureyş müşriklerinden, içlerinde Übeyy …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Feyizli Sözler & Kıssalar & Dualar, RİSALE-İNUR'DAN
Allah’a Sığınma / İstiâze Konulu Hadîs-i Şerîfler

Âlemlerin Rabbi Allah’a (cc) Sığınma Hadisleri  5333- Muaz b. Abdullah (r.a) babasından rivâyet ederek şöyle …

Kapat